YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/4983
KARAR NO : 2013/20301
KARAR TARİHİ : 12.11.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 40. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/11/2012 tarih ve 2011/449-2012/284 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Fransa uyruklu davacı ile davalı arasında 2003 yılından itibaren geçerli olan acentelik sözleşmesinden kaynaklı uyuşmazlık doğduğunu, bu uyuşmazlığın çözümü için müvekkili şirket tarafından açılan dava sonucunda Lyon İstinaf Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 24 Şubat 2011 tarihli R.G. 09/05203 sayılı kararı verildiğini, verilen karar uyarınca davalı şirketin 45.680,19 Euro komisyon tutarını 10 Haziran 2008 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte ödemeye ve bununla birlikte 20.000,00 Euro fesih tazminatını karar tarihlinden itibaren işleyecek faizi ile birlikte müvekkili şirkete ödemesine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini, kesinleşme şerhinin karara işlendiğini, kararın tenfizini engeller herhangi bir hukuki durumun mevcut bulunmadığını ileri sürerek, Lyon İstinaf Mahkemesi 1. Hukuk A Dairesinin 24 Şubat 2011 Tarih. R.G. 09/05203 sayılı Kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, tenfizi istenenen yabancı istinaf mahkemesi kararının kendilerine tebliğ edilmediğini, bu sebeple üst mahkeme olan Yargıtay’a başvurma haklarının ellerinden alındığını, kararın bu yönüyle kesinleşmesi mümkün olmadığından tenfizinin de yapılmaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tenfizi talep edilen kararın 29 Kasım 2007 tarihinde yürürlüğe giren 5718 sayılı Kanunun 50 ile 57. maddesinde belirlenen şartlara aykırı bir durumun bulunmadığı, her ne kadar davalı vekilince dosyaya ibraz edilen tenfize ilişkin kararın kesinleştiğine ilişkin evrakın Türkçe tercümesinin doğru olmadığını iddia etmiş ise de söz konusu kararın kesinleştiğine ilişkin evrakın Türkçe tercümesinin Noter tasdikli olduğu, ayrıca davalı tarafından da ibraz edilen Türkçe tercümede tenfizi talep edilen ilamın kesinleştiğinin belirtildiği anlaşıldığından, davalının bu yöndeki iddiasına bir değer verilmediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacı tarafından tenfizi talep edilen Lyon İstinaf Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi A.’nın 24 Şubat 2011 tarihinde açıklandığı, 05.04.2011 ve 29.04.2011 tarihinde taraflara tebliğ edildiği, süresinde temyiz edilmediğinin ve kesinleştiği 03.09.2012 tarihli yazı ile bildirildiği, 24.02.2011 tarih, 09/05203 nolu kararının 5718 Sayılı Yasanın 54.maddesi gereğince tenfizine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 12/11/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.