Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/493 E. 2021/4255 K. 29.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/493
KARAR NO : 2021/4255
KARAR TARİHİ : 29.04.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.11.2017 gün ve 2014/477 – 2017/445 sayılı kararı düzeltilerek onayan Daire’nin 23.09.2019 gün ve 2018/4158 – 2019/5687 sayılı kararı aleyhinde asıl ve birleşen davada davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, müvekkilleri …, … ve … adına tescilli ve müvekkili şirketin ise lisans hakkı sahibi olduğu 2007/5793 sayılı patent belgesi uyarınca “Kil esaslı çatı üzerine kaplanan koruyucu kaplama kompozisyonu” başlıklı patent konusu ürünü üretme hakkının 20 yıl süre ile münhasıran müvekkillerine ait olduğunu, davalı şirketin kendisine ait işletmede bu ürünleri izinsiz olarak ürettiğini, yapılan ihtara rağmen davalı şirketin eylemine son vermediğini ileri sürerek patent hakkına yapılan tecavüzün tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini, davalı fiillerinin aynı zamanda haksız rekabet teşkil ettiğinin de tespitini, durdurulmasını ve önlenmesini istemiş; Dairemizin bozma ilamı sonrasında davacılar vekilince davalı … Toprak Sanayi ve Ticaret Ltd. Şti. aleyhine de aynı kullanıma yönelik iddia ve taleple dava açılmış, mezkur davanın işbu davada birleştirilmesine karar verilmiştir.
Asıl ve birleşen davada davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, numune ürünler konusunda TSE, TÜBİTAK ve ODTÜ’ye yazılan müzekkerelere verilen cevaplarda gerekli analizlerin yapılamadığının bildirildiği, tecavüzün mevcut deliller karşısında ispatlanamadığı, bu nedenle davacı tarafın dava konusu patent belgesine dayalı haklarının ihlal edildiğini kanıtlayamadığı gerekçesiyle, asıl ve birleşen davanın reddine dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce düzeltilerek onanmıştır.
Asıl ve birleşen davada davacılar vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Asıl ve birleşen dava, davacının patent belgesine konu ürünün davalı tarafından izinsiz olarak üretildiği iddiasına dayalı tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması ve önlenmesi istemine ilişkin olup, yukarıda özetlendiği şekilde asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak, Dairemiz 02.06.2014 tarihli bozma ilamı ile, mahkemece davalının cevabi ihtarnamesinde üretime yönelik tevil yollu ikrar bulunduğu belirlenmiş ise de, davalının cevabi ihtarnamesinde bu yönde açıkça bir kabul bulunduğu anlaşılamadığından başkaca bir husus araştırılmaksızın sırf tevil yollu ikrar bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulü doğru bulunmamış ve mahkemece de uyulan bozma ilamı kapsamında esasa yönelik inceleme yapılarak bilirkişi raporu alınmış, bilirkişi heyeti tarafından davacı adına tescilli patent belgesinin ana istemlerinde koruma altına alınan hususların davalı eylemleri nedeniyle ihlal edilip edilmediğinin tespiti için ürünler üzerinde teknik analiz yaptırılması gerektiği belirtilmiş, mahkemece bu hususta TSE ve TÜBİTAK’a müzekkereler yazılmış, verilen cevabi yazılarda teknik analizin yapılamayacağı bildirilmiş, ODTÜ’ne yazılan müzekkereye verilen cevabi yazıda ise, konu ile ilgili olarak polimer kimyası ve analitik kimya konularında uzman üniversitelerin kimya bölümlerinden görüş alınabileceği belirtilmiş, buna rağmen mahkemece dosya mevcut haliyle aynı bilirkişi heyetine tevdii edilmiş, bilirkişi kurulunca düzenlenen 29.05.2017 tarihli ek raporda, mevcut deliller ve müzekkere cevapları çerçevesinde yeni bir değerlendirmede bulunulmasının mümkün olmadığı ve tecavüzün ispatlanamadığı görüşünün bildirilmesi üzerine mahkemece de davacının patent belgesine dayalı hakkının ihlal edildiğini kanıtlamayadığından bahisle davanın reddine karar verilmiştir.
Oysa, mahkemece bilirkişi heyetince belirtilen teknik analizin yapılabilmesi için ODTÜ’den gelen yazı cevabı doğrultusunda üniversitelerin polimer kimyası ve analitik kimya konularında uzman kimya bölümleri belirlenerek, çözümü hukuk dışında, özel veya teknik bilgiyi gerektiren işbu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken anılan husus nazara alınmaksızın eksik incelemeye dayalı yazılı gerekçe ile hüküm tesisi doğru görülmediğinden asıl ve birleşen davada davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/4158 E-2019/5687 K. sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılarak, kararın yukarıda açıklanan gerekçelerle bozulmasına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, Dairemizin 23.09.2019 tarih, 2018/4158 E-2019/5687 K. sayılı düzeltilerek onama ilamının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davada davacılar yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının isteği halinde temyiz eden asıl ve birleşen davada davacılara iadesine, 29.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.