YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/1216
KARAR NO : 2021/3143
KARAR TARİHİ : 15.04.2021
MAHKEMESİ : … Bölge Adliye Mahkemesi 2. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda bölge adliye mahkemesi hukuk dairesince verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm, davalı-karşı davacı erkek tarafından, kusur belirlemesi, kadın lehine hükmedilen maddi ve manevi tazminat, yoksulluk nafakası, lehine verilen manevi tazminatın kaldırılması ile vekâlet ücreti yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-karşı davacı erkeğin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.
2-Taraflarca karşılıklı evlilik birliğinin sarsılması nedenine dayalı olarak boşanma davası ikame edilmiş; ilk derece mahkemesince boşanmaya sebebiyet veren olaylarda kadının tamamen kusurlu olduğu kabul edilerek, erkeğin boşanma davasının kabulüne, kadının boşanma davasının reddine ve ferilere ilişkin hüküm kurulmuş, ilk derece mahkemesinin bu kararı; taraflarca istinaf edilmiştir. İstinaf istemi üzerine inceleme yapan bölge adliye mahkemesi; erkeğin, kadına fiziksel şiddet uyguladığı, kadının da eşine hakaret ettiği, aile bütçesini aşar nitelikte maddi taleplerde bulunduğu, erkeğe “Seninle evlendiğime pişmanım” şeklinde incitici sözler söylediği, gerçekleşen kusur durumuna göre davalı-karşı davacı erkeğin, davacı-karşı davalı kadına oranla ağır kusurlu olduğu, gerekçesi ile kadının boşanma davasının da kabulü ile boşanmanın ferilerine ilişkin hüküm kurmuştur. Bölge adliye mahkemesince erkeğe yüklenen fiziksel şiddet eyleminden sonra tarafların birlikte yaşamaya devam ettikleri, kadının erkeğin bu eylemini affettiği veya en azından hoşgördüğü, bu nedenle erkeğe bu eylemin kusur olarak yüklenemeyeceği anlaşılmaktadır. Bölge adliye mahkemesince kabul edilen ve kadın tarafından temyiz edilmeyerek kesinleşen eylemlere göre ise; evlilik birliğinin temelinden sarsılmasında kadının tamamen kusurlu olduğunun kabulü gerekir. Hal böyle iken hatalı kusur belirlemesi sonucu davalı-karşı davacı erkeğin ağır kusurlu olduğunun kabulü doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davalı kadın tamamen kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda tam kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Kadın yararına Türk Medeni Kanunu’nu 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde davacı-davalı kadının maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde kadın lehine tazminata hükmolunması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.
4-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere; evlilik birliğinin sarsılmasına sebep olan olaylarda tazminat isteyen davalı-karşı davacı erkeğin ağır ya da eşit kusurlu olmadığı, bu olayların onun kişilik haklarına saldırı teşkil ettiği anlaşılmaktadır. O halde tarafların sosyal ve ekonomik durumları, tazminata esas olan fiilin ağırlığı ile hakkaniyet kuralları (TMK m. 4) dikkate alınarak erkek yararına manevi tazminata (TMK m. 174/2) karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir
5-Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda davacı-karşı davalı kadın tamamen kusurludur. Tam kusurlu eş yararına yoksulluk nafakası (TMK m. 175) hükmedilemez. O halde kadının yoksulluk nafakası talebinin reddine karar vermek gerekirken, yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Temyiz edilen hükmün yukarıda (2.), (3.), (4.) ve (5.) bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerin ise yukarıda (1.) bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, istek halinde temyiz peşin harcının yatırına geri verilmesine, dosyanın bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 15.04.2021 (Prş.)