Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/20986 E. 2012/28478 K. 12.12.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/20986
KARAR NO : 2012/28478
KARAR TARİHİ : 12.12.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi (Tüketici Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki hakem heyeti kararına itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, Tüketici Hakem Heyeti tarafından tüketicinin 1.784,40 TL ödeyerek davacı şirketten özel oda satın aldığı, davacı şirketin sözleşme şartlarına uymadığı ve tüketicinin kontrolünde olmadığı gerekçesiyle şikayetin kabulüne, sözleşmenin iptaline ve 1.784,40 TL nın tüketiciye iadesine karar verdiğini, hakem heyetinin davacı şirket tarafından davalıya ne tür bir hizmet satıldığını, davalının hangi koşullarla bu hizmeti kullanma hakkına sahip olduğunu, incelemeden ve bilirkişi incelemesi yaptırmadan eksik incelemeyle karar verdiğini ileri sürerek, … İl Tüketici Hakem heyetinin 09.01.2012 tarihli kararının iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 4077 sayılı Yasanın 22/6. maddesi gereğince 01.01.2012 tarihinden itibaren 1.167,67 TL ve üzerindeki uyuşmazlıklara ilişkin hakem heyeti kararlarının Tüketici Mahkemelerinde ancak delil olarak ileri sürülebileceği, davaya dayanak yapılan parasal değerin 1.784,40 TL olduğu, bu durumda tüketici hakem heyeti tarafından verilen kararın hukuken bağlayıcı nitelikte olmadığı, kararın özellikle tüketici tarafından ayrıca bir mahkeme kararı alınmadan uygulanması imkanının bulunmadığı ve davacının davayı açmakta hukuki yararının olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
TSHH kararı miktarı itibariyle 4077 sayılı yasanın 22.maddenin 6.fıkrası gereğince delil niteliğinde olup,kural olarak delil niteliğindeki TSHH kararının iptali istenemez. Ancak somut olayda davalı TSHH’ne başvuru ile muaraza yaratmış olup, TSHH tarafından sözleşmenin iptaline dair karar verildiğine göre, eldeki davanın niteliğinin de taraflar arasındaki muarazanın giderilmesine yönelik olduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle mahkemece işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davacının TSHK’nın iptalini istemekte hukuki yararı bulunmadığından bahisle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması, usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenle temyiz olunan kararın davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 12.12.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.