YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/13561
KARAR NO : 2020/17136
KARAR TARİHİ : 24.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü;
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Suça sürüklenen çocuğun eylemi sonucu katılanın; Çanakkale Adlî Tıp Şube Müdürlüğünün 25/01/2016 tarih ve 2016/81 sayılı raporuna göre: “sırtta sol yanda T12-L1 hizasından 1 cmlik delici alet giriş yeri, sol koltuk altında, aksiller bölge inferiorunda 0,5 cm’lik delici kesici alet giriş yeri olduğu, sol hemopnömotoraks olduğu, sol tüp torakostomi, KSAD, pulmoner AKC tamiri uygulandığı, batın BT’de sol böbrek üst kesimde 1 cm çapında kortikal hipodens alan dikkati çektiği, sol böbrek komşuluğunda hafif düzeyde 6 mm kalınlığa ulaşan yoğunluk artışı olduğu, takip tomografisinde kalınlığın 10 mm’ye kadar çıktığı” meydana gelecek şekilde yaralandığı ve yaralanmanın yaşamsal tehlike oluşturduğunun bildirildiği, ancak tespit edilen yaralanmaların hangisinin yaşamsal tehlikeye neden olduğunun belirtilmediği anlaşılmakla, katılana ait tüm tedavi evrakları, hasta müşahede kağıtları, geçici ve kesin raporlar, varsa film ve grafilerin celp edilip kül halinde Adli Tıp Kurumu İlgili İhtisas Dairesine gönderilerek tespit edilen bulguların hangisinin ya da hangilerinin ayrı ayrı yaşamsal tehlikeye neden olduğu hususunda duraksamaya yer vermeyecek şekilde kat’i rapor aldırıldıktan sonra, birden fazla darbenin hayati tehlikeye neden olması halinde, suça sürüklenen çocuğun hedef aldığı vücut bölgesi, yara yeri ve niteliği, kullanılan aletin elverişliliği birlikte dikkate alınarak suça sürüklenen çocuğun eyleminin “öldürmeye teşebbüs” suçunun unsurlarını oluşturması ihtimali nedeniyle görev hususu da düşünülerek suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 tarih ve 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararı uyarınca suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen iddianamede sevk maddeleri arasında 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesi gösterilmediği halde, suça sürüklenen çocuğa ek savunma hakkı verilmeden uygulama yapılması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3) Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d, 87/1-son ve 31/3. maddeleri gereği hükmolunan “3 yıl 4 ay” hapis cezasından TCK’nin 62. maddesine göre (1/6) oranında indirim yapılırken “2 yıl 9 ay 10 gün” yerine hesap hatası yapılarak “2 yıl 3 ay 10 gün” hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayin edilmesi,
4) Suça sürüklenen çocuğun, hüküm kesinleşmeden önce gerçekleşen ve şahsî hürriyeti sınırlama sonucunu doğuran hâlleri nedeniyle geçirmiş olduğu süreler hakkında 5237 sayılı TCK’nin 63. maddesi gereği mahsup kararı verilmemesi,
5) Suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı TCK’nin 87/1-son maddesi gereği cezasından artırım yapılması esnasında uygulanan kanun maddesinin gösterilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 24/11/2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.