Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/4150 E. 2020/4882 K. 11.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/4150
KARAR NO : 2020/4882
KARAR TARİHİ : 11.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜM : Çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün onanmasına,
Sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma ile tüm dosya içeriği nazara alındığında, sanığın olay günü on beş – on sekiz yaş aralığında bulunan mağdureyi gezdireceğini söyleyerek asansöre bindirmesinin ardından ”çok seksisin milleti azdırıyorsun, o daracık pantolonun içine nasıl giriyorsun” diyerek, kalçasıyla beline dokunduğu mağdurenin rahatsız olarak ittiği sanığın, dördüncü kata geldiklerinde inmek isteyen mağdureyi engelleyerek asansörü durdurmayıp alt kata yönlendirdikten sonra tekrar en üst kata çıkarttığı asansörü durdurduğu ve burada asansörden inmek için kapıya doğru hamle yapan mağdurenin arkasından iki eliyle kalçasını tutarak sıktığı anlaşıldığından, mevcut haliyle sanığın fiziksel temas içeren eylemlerinin bütün halinde çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğu, bu suçun işlendiği sırada ve eylemle sınırlı süreyle mağdurenin iradesiyle hareket edebilme imkanının ortadan kaldırılmasının cinsel istismarın zor unsurunu teşkil edip ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturmayacağı, kişinin vücudunun suçun konusu olması sebebiyle mağdurenin hareket edebilme özgürlüğü ortadan kaldırılmadan bu suçun işlenemeyeceği nazara alındığında, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun kanuni unsurları itibarıyla oluşmadığı gözetilerek sanığın beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine hükmedilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.