YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/7514
KARAR NO : 2021/5808
KARAR TARİHİ : 23.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme
HÜKÜM : Mahkumiyet
I- Sanık … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesinde;
Sanık hakkında 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçlarından kamu davası açıldığı, 2008 yılı için suç tarihinin en aleyhe kabulle 31/12/2008 olduğu, 2009 yılı için ise sanığın hisselerini devrettiği 27/03/2009 tarihinin suç tarihi olduğu, Mahkemenin gerekçesinde, sanığın 2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme suçunu işlediğini kabul etmesine karşın hüküm fıkrasında dava açılmayan 2010 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan hüküm kurması ile CMK’nin 225. maddesine aykırı davranması yasaya aykırı ise de, zamanaşımının olumsuz bir muhakeme şartı olarak kovuşturmaya engel olduğunun anlaşılması karşısında;
Sanığa yüklenen “2008 ve 2009 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme” suçunun Kanun‘daki cezasının üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suç tarihlerinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
II- Sanık … hakkında sahte fatura düzenleme suçundan kurulan hükümlere yönelik sanık müdafinin temyiz nedenlerinin incelenmesine gelince;
1- Hakkında 2009 takvim yılında sahte fatura düzenleme suçundan kamu davası açılan sanığın savunmasında; kendisinin sahte belge düzenlemediğini, şirketi kendi üzerine … isimli kişinin devraldığını, suçlamayı kabul etmediğini beyan etmesi karşısında; maddi gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde tespit edilmesi bakımından; sanığın savunmasında adı geçen … isimli kişinin kimlik bilgileri tespit edilerek ve CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık olarak beyanına başvurulması ve gerekirse faturalardaki imza ve yazıların tanığa ait olup olmadığı hususunda bilirkişi incelenmesi yaptırılması, faturaları kullanan şirket yetkilileri/mükellefler duruşmaya celp edilerek, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatıldıktan sonra tanık sıfatıyla beyanlarına başvurulması, tanıklardan sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak kimden aldıkları, sanığı tanıyıp tanımadıkları ve faturaların düzenlenmesi konusunda sanığın bir iştirakinin bulunup bulunmadığı hususlarının ayrıntılı olarak sorulmasından sonra, sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme neticesinde sanık hakkında mahkumiyet kararı verilmesi,
2- Kabule göre de; 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 23/06/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.