Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5322 E. 2021/4055 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5322
KARAR NO : 2021/4055
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 02/04/2018 tarih ve 2015/1027 E- 2018/342 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi’nce verilen 08.04.2020 tarih ve 2018/1266 E- 2020/401 K. sayılı kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, 6100 sayılı Kanun’un 369. maddesi gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddiyle dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 28.07.2011 tarihli finansal kiralama sözleşmesi ile kiraladığı daha sonra mülkiyeti müvekkili üzerine geçen 2002 model paletli ekskavatörün davalı nezdinde 05.08.2014-05.08.2015 tarihlerini kapsayacak şekilde Hareketli Makineler Makine Kırılması ve Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, makinenin 10.03.2015 tarihinde çalışma esnasında arızalandığını ve çalışmasının durdurularak tutanak düzenlendiğini, sigorta şirketine aynı gün ihbar edildiğini, ekspertiz incelemesi yaptırıldığını, daha sonra tamir ettirildiğini, davalı tarafından hasar bedelinin ödeneceği söylenerek müvekkilinin uzun süre oyalandığını, daha sonra servise ödeme yapılmayacağının bildirildiğini, 106.742 TL tamir masrafının müvekkilince ödendiğini, makinenin bakımlarının anlaşmalı olduğu servise düzenli olarak yaptırıldığını ve hasar tarihine kadar bir sorun yaşanmadığını, 2002 model makinenin çalışma alanı dikkate alındığında geçmiş yıllarda bazı tadilatlar görmüş olmasının normal olduğunu, makinenin aşırı zorlanması veya kötü kullanılmasının da söz konusu olmadığını, yine davalı şirketin makinenin yaşını ve fiziki durumunu bilerek sigorta poliçesini tanzim ettiğini, davalının eksik sigorta taleplerinin de gerçeğe aykırı olduğunu ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 93.000.-TL’nin rizikonun gerçekleşme tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın hasar ihbarı üzerine yaptırılan ekspertiz incelemesi sonucu hasarların iş makinesinin daha önce hasar görmesine karşın bu hasarlar giderilmeden makinenin kullanılması sonucu meydana geldiğinin tespit edildiğini, Sigorta Genel Şartların Teminat Dışı halleri düzenleyen 3.j m. uyarınca sigortalı iken hasarlanan ve bu hasar giderilmeden makinenin kullanılması neticesinden kaynaklanan hasarların teminat dışı olduğunu, ayrıca 12 yaş üstü makinelerin teminat harici olması ve davacı iş makinesinin hasar tarihinde 13 yaşında olması nedeniyle de hasarın teminat dışı olduğunu, kabul anlamına gelmemek kaydıyla talep edilen tazminat tutarının da fahiş olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; dava konusu Poliçenin “açıklamalar ve özel şartlar” başlığı altında yer alan düzenlemenin 3. maddesinde “işbu sigorta poliçesinde 12 yaş üstü makineler teminat haricidir’’ şeklinde sigortalı makinenin yaşına ilişkin özel şart maddesinin taraflar açısından bağlayıcı olduğu, davaya konu makinenin 2002 model olduğu, taraflar arasındaki poliçenin 05.08.2014 tarihinde başladığı, hasarın 09.03.2015 tarihinde meydana geldiği gözetildiğinde özel şart maddesine göre hasarın teminat kapsamı dışında bulunduğu anlaşıldığından makinenin hangi tarihte kullanıma alındığı hususunun araştırılmadığı, bu hüküm esas alınarak davanın reddine karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince yapılan istinaf incelemesinde; dava konusu Poliçenin “İstisnalar” başlıklı 3.maddesinin “İşbu sigorta poliçesinde 12 yaş üstü makineler teminat haricindedir.” şeklinde düzenlenmiş, davacı tarafça tahkikat sırasında bu maddeden haberdar olunmadığı veya kendileri ile müzakere edilmediği yönünde bir iddia ileri sürülmediğinden, davalı … şirketinin aydınlatma yükümlülüğünü yerine getirdiği kabul edilmiş, sigortalı makinenin 2002 model olduğu, poliçenin 15.08.2014 tarihinde düzenlendiği, hasarın 10.03.2015 tarihinde meydana geldiği dikkate alındığında, hasar tarihi itibariyle makinenin 12 yaş üstünde olduğu açık olup, bilirkişi kök raporunda bom ve cer grubuna ilişkin hasarların 15.08.2014-01.01.2015 tarihleri arasında meydana geldiğinin ispatı halinde teminat kapsamında kabul edilebileceği belirtilmiş ise de, davacı tarafça bu yönde bir iddia ileri sürülmediği gibi somut bir delil de sunulmamış, davacı tarafça 12 yaş hesabında model yılının değil, fiili kullanım tarihinin dikkate alınması gerektiği ileri sürülmüş ise de, makinenin ilk tescil tarihinin daha ileri bir tarih olduğu ileri sürülmediği gibi, ilk tescil belgesi temin edilip sunulabilecekken sunulmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, makine kırılması sigorta poliçesine dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Davacı, sigorta poliçesi ile teminat altına alınmış ekskavatörün 10.03.2015 tarihinde arızalandığını ve tamirat masrafları yapıldığını ileri sürerek bu masrafların tazminini talep etmiş, davalı …, kazanın meydana geldiği tarihte ekskavatörün 12 yaşını doldurduğundan teminat kapsamında olmadığını savunmuştur. Uyuşmazlık, sigorta edilen ekskavatörün yaşı nedeniyle teminat dışında olup olmadığı noktasındadır.
Taraflar arasında 05.08.2014 tarihinde akdedilmiş 1 yıl vadeli, 86263642 nolu, Hareketli Makineler Makine Kırılması ve Kasko Sigorta Poliçesi”nin ”Özel Şartlar” bölümündeki ”İstisnalar” başlığının 3. maddesinde ”İşbu sigorta poliçesinde 12 yaş üstü makineler teminat haricindedir” denilmiş ise de, poliçesinin 1. sayfasındaki ”Sigorta Bedeli” başlıklı kısmında ”2002 MODEL VOLVO EC460BLC PALETLİ EKSKAVATÖR” ibaresi yazılarak dava konusu ekskavatör 2002 model olduğu da belirtilmek suretiyle sigorta edilmiştir. 10.03.2015 tarihinde davaya konu alacak talebine dayanak hasar meydana gelmiştir. Davalı … tarafından sözleşmenin akdedildiği tarihte 12 yaşındaki ekskavatör, 1 yıl olarak kararlaştırılan sigorta süresi içinde meydana gelecek muhtemel hasarlar için sigorta teminatı altına alınmış olup, teminat süresi içinde rizikonun meydana geldiği tarihte aracın 12 yaş üstüne olmasının teminatın geçerliliğine herhangi bir etkisi bulunmamaktadır. Zira, davalı taraf, sigorta poliçesi imza edilirken aracın 2002 model olduğunu bildiği gibi, kazanın meydana geldiği tarihte aracın yaşının hesaplanacağı hususu, sözleşmenin ”Özel Şartlar” bölümündeki ”İstisnalar” başlığının 3. maddesinden açıkça anlaşılmadığından, yorum suretiyle bu sonuca ulaşılması 6098 sayılı TBK’nın 19. maddesi uyarınca mümkün değildir. 6098 sayılı TBK’nın 19. maddesi sözleşme içeriğinin belirlenmesinde tarafların gerçek iradesinin dikkate alınması gerekmekte olup, 2002 model olduğunu bilerek 2014 yılında 1 yıl süreyle teminat altına almak için poliçe yapıldığı gözetildiğinde sözleşme maddesinin ifade tarzından tarafların gerçek iradesinin ekskavatör 12 yaşın üstünde iken meydana gelecek hasarları teminat dışında tutmak olduğu söylenemez. Bu durumda, mahkemece, davalı … şirketinin sözleşmenin imza tarihinde henüz 12 yaşındaki aracı sigorta süresi boyunca muhtemel hasarlara karşı sigorta teminatı altına aldığı kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın reddine karar verilmesi isabetli olmadığından, ilk derece mahkemesi kararı aleyhine davacı tarafından yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi kararı isabetli olmamış olup, bu nedenle bölge adliye mahkemesi kararının davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacının temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK’nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.