YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3167
KARAR NO : 2021/2909
KARAR TARİHİ : 29.03.2021
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Müdahalenin Men’i Ve Kal
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş olup hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
K A R A R
Davacı vekili; müvekilline ait …Köyü 256 ada 2 parsel sayılı taşınmazın 15 m²’lik bölümünü davalı tarafından duvar örülmek ve 256 ada 1 parsel sayılı taşınmaza eklemek suretiyle müdahalede bulunulduğunu, bu nedenle davalının müdahalesinin men’i ile beton duvarın kal’ine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı ; dava konusu taşınmaza her hangi bir müdahalesinin olmadığını, duvarın kendi arazisi sınırları içerisinde örüldüğünü ve yıllarca bu şekilde kullandığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece; davanın kabulü ile; …Köyü 256 ada 2 parselde davacı adına tapuda kayıtlı taşınmazın, fen bilirkişileri tarafından hazırlanan 04.04.2016 tarihli raporunda A harfi ile gösterilen 4,16 m2’lik kısmına, davalı tarafından yapılan elatmanın önlenmesine, taşan duvar ve sair kısımlarının kaline karar verilmiştir. Hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Dava müdahalenin meni ve kal talebine ilişkindir.
HMK’nin 190/1. maddesine göre “İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir.”
Somut olayda;davacı dava dilekçesinde davalı tarafından duvar örülmek suretiyle dava konusu taşınmaza elatıldığını bu nedenle müdahalenin meni ve kal talep etmiştir İspat yükü davacı tarafa aittir. Dinlenen davacı tanığı duvarın kimin yaptığını bilmediğini beyan etmiştir. Dinlenen tanık beyanlarından duvarın davalı tarafından yapıldığı ispat edilememiştir.
Hal böyle olunca davacı davasını ispat edemediğinden davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazları yerinde görüldüğünden kabulü ile usul ve kanuna aykırı bulunan hükmün 6100 Sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, sair itirazların 1. bentte yazılı nedenlerle davalı- birleşen dosya davacı vekilinin temyiz dilekçesinin süreden REDDİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna,
peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 29.03.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.