Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5114 E. 2021/4368 K. 24.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5114
KARAR NO : 2021/4368
KARAR TARİHİ : 24.05.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.11.2018 tarih ve 2018/262-2018/921 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacılar ile davalı arasında, 06.12.2012 tarihinde akdedilen düzenleme şeklinde gayrimenkul satış vaadi sözleşmesi ile 600.000.-TL bedelle işyeri satın alındığını, davalının düzenlediği satış bilgi formuna göre ödenen işyeri bedelinin 03.03.2014 tarihinde öğrenilen sözleşme öncesi yapılan değerlendirme raporlarına göre fahiş olduğunu, BK 28. maddesindeki gabinin tüm unsurlarının oluştuğunu belirterek, davacılar ile davalı şirket arasında gabin sebebine dayalı muarazanın giderilmesini, taşınmazın değerinin tespiti ile fazla ödenen bedelin 03.03.2014 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, BK 28.maddedeki gabinin koşullarının oluşmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacıların dava konusu ofis işyerinin değerinin çok üzerinde kendilerine satıldığını iddia ettikleri,davacıların bu taşınmazı 90.000,00 TL’si peşin olmak üzere ve 19.taksit 120.000,00 TL olarak arada 18 taksit ise 21.667,00’şer TL olarak taksitle aldıkları, satın aldıkları tarih olan 06.12.2012 tarihindeki gerçek satış değeri bilirkişi tarafından peşin değer olarak tespit edildiği, oysa davacıların kısmen peşin ve bakiyesi taksitli olarak satın aldıkları bu ofis işyeri için müzayaka iddiasında bulunmadıkları, tecrübesizlikleri ve hafife aldıkları (hiffet) hakkında bir delil sunmadıkları,davacıların 06.12.2012 tarihinde satın almış oldukları ofis işyeri ile ilgili ödemelerin taksitlerini muntazaman yaparken 03.03.2014 tarihinde yani satın aldıktan 1 sene 3 ay sonra davalıdan talepte bulunmaları, davalı tarafından bu talebin kabul edilmemesi üzerine ve bu talebi gerekçe göstererek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere açmış oldukları belirsiz alacak davasında bilirkişi tarafından subjektif unsurun gerçekleşmediği yönündeki gerçekleşmeyen şartlar itibarı ile yasal unsurları oluşmayan gabine dayalı davanın kanıtlanamadığı, bozma ilamı doğrultusunda davacı tarafa dava değerini belirlemesi ve harcı tamamlanması için süre verildiği, davacının davasını, belirli hale getirdiği, 10.000.-TL talep ettiklerini yazılı olarak beyan ettikleri, dosya kapsamından varılan kanaat ve sonucun değişmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı,davacılar vekili temyiz etmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 14,90 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 24.05.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.