Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2019/386 E. 2020/5960 K. 21.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/386
KARAR NO : 2020/5960
KARAR TARİHİ : 21.10.2020

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacılar vekili, davacıların sürücü olan desteklerinin davalının zorunlu trafik sigortası ile sigortaladığı araçla yaşanan tek taraflı trafik kazasında vefat ettiğini belirterek her bir davacı için 10.000,00’er TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini arttırmıştır.
Davalı vekili, işleten olan davacının ve oğlunun destekten yoksun kalma tazminatı alamayacağını, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, uyulmasına karar verilen bozma ilamı, toplanan delillere göre; davacılar …’in destekten yoksun kalma talebinin reddine, … için davanın kısmen kabulü ile 50.574,98 TL maddi tazminatın kaza tarihi olan 11/01/2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına göre davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Eldeki dosyada; davalı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden, davalı … yönünden reddedilen 10.000,00 TL maddi tazminat yönünden hiç vekalet ücretine hükmedilmemesi doğru olmayıp, bozma sebebi ise de; bu yanılgının giderilmesi yargılamanın tekrarını gerektirir nitelikte görülmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesi delaletiyle 1086 sayılı HUMK’nın 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün altıncı fıkrasından sonra gelmek üzere yedinci fıkra olarak; “Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden 2.180,00 TL maktu vekalet ücretinin davacı …’den alınarak davalıya verilmesine” ibaresinin yazılmasına ve hükmün bu şekilde DÜZELTİLEREK ONANMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalıya geri verilmesine, 21/10/2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.