Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2012/2832 E. 2013/19680 K. 05.11.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/2832
KARAR NO : 2013/19680
KARAR TARİHİ : 05.11.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Antalya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/12/2011 tarih ve 2008/595-2011/472 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 05/11/2013 günü hazır bulunan davacılar vekili Av. … ile davalı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkillerinin davalı şirkette yaklaşık % 45 pay sahibi olduğunu, otel işlettiğini, aile şirketi niteliğinde bulunduğunu, % 51 pay sahibi …’nun %4 pay sahibi başka ortakla birlikte yıllardır şirketi kendi menfaatleri doğrultusunda yönettiğini, zarar ettirdiğini, 22.09.2008 tarihli olağanüstü genel kurulda sermaye artırımına karar verildiğini, 27.02.1987 tarihinde tescil edilen şirketin sermaye artırımında o tarih itibariyle tatbik edilmesi gerekli TTK’nın 388. maddesi hükmüne uyulmadığını, toplantı ve karar nisabının olmadığını, sermaye artırımının müvekkillerinin paylarının azaltılmasına yönelik olduğunu, esas itibariyle bedelsiz artırılması kararının kaybolan özsermayeyi gizlemeye yönelik bulunduğunu ileri sürerek, alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, kararın yerinde olduğunu, davacıların hukuki yararlarının bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan kanıtlar ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı şirketin TTK’nın 388. maddesini değiştiren ve 04.07.1989 tarihinde yürürlüğe giren 3585 sayılı Kanun öncesi tescil edildiği, yapılan değişikliğin kendiliğinden sözleşmeyi değiştirmeyeceği, anasözleşmede yapılan atfın bu tarihte yürürlükte bulunan kanuna yapıldığının kabul edileceği, TTK’nın 388. maddesi uyarınca sermayenin artırılmasına yönelik kararın 2/3 oranında çoğunluğun kararı ile alınmadığı, yok hükmünde bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, anılan kararın geçersizliğinin tespiti ile iptaline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, 27.02.1987 yılında tescil edilen davalı şirketin anasözleşmesinin 38. maddesinde açıkça sermaye artırımıyla ilgili olarak o tarihte yürürlükte bulunan TTK’nın 388. maddesinde belirtilen nisap ve ekseriyet hükümlerinin uygulanacağının kararlaştırılmış olmasına, 04.07.1989 tarihinde yürürlüğe giren 3585 sayılı Kanun sonrasında anılan anasözleşmede bir değişiklik yapılmamış bulunmasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 3,15 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 05.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.