Yargıtay Kararı 14. Ceza Dairesi 2016/6870 E. 2020/4811 K. 09.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/6870
KARAR NO : 2020/4811
KARAR TARİHİ : 09.11.2020

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs, kasten yaralama
HÜKÜM : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs ve kasten yaralama suçlarından mahkumiyet

İlk derece mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle başvurunun muhtevası ve inceleme tarihine kadar getirilen kanuni düzenlemeler nazara alınarak dosya tetkik edildi, gereği görüşüldü:
Sanık hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;
Muhakeme safahatını yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede, iddia ve savunma ile tüm delillerin eksiksiz olarak kararda gösterildiği, hükmedilen cezanın nevi ve miktarı itibarıyla kanuni sınırlar içinde tayin edildiği anlaşıldığından, sanık müdafisinin yerinde görülmeyen temyiz talebinin reddiyle hükmün ONANMASINA,
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde nitelikli cinsel saldırıya teşebbüs suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesine gelince;
Olay tarihinden yaklaşık üç yıl sonra Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesinden alınan heyet raporunda katılanın ruh sağlığının bozulduğu belirtilmekle birlikte bunun neden kaynaklandığı hususunda açıklama yapılmaması karşısında, cinsel saldırı eylemi ile katılandaki ruh sağlığı bozulması arasında uygun illiyet bağı kurulamadığı anlaşıldığından, mevcut haliyle eylemin 5237 sayılı TCK’nın 102/2-2. maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı eşe karşı nitelikli cinsel saldırı suçunu oluşturduğu ve katılanın aynı Kanunun 73/1. maddesinde düzenlenen altı aylık kanuni süresinden sonra şikayette bulunduğu gözetilerek kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması,
Kanuna aykırı, sanık müdafisinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, sanık hakkında bu suçtan görülen kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 73/4 ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca DÜŞMESİNE, 09.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.