YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10416
KARAR NO : 2012/24866
KARAR TARİHİ : 06.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki alacak davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı … San. A.Ş avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalılardan…Yapı Sanayi A.Ş.nin aracılığı sonucunda diğer davalı tarafından inşa edilen binadan, 16.4.2010 tarihli noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesi ile bağımsız bir bölüm satın aldığını, davalıya 59.000,00 TL ödediğini, ancak sözleşmenin tapu siciline şerh edilmek istenildiği sırada böyle bir bağımsız bölümün bulunmadığını öğrendiğini, davalılar tarafından hile ile aldatıldığını ileri sürerek, 16.4.2010 tarihinde noterde düzenlenen taşınmaz satış vaadi sözleşmesinin hükümsüzlüğünün tespitine, ödemiş olduğu 59.000,00 TL satış bedeli ile 2.000,00 TL tellallık ücreti ve 1.871,40 TL noter masrafı olmak üzere toplam 62.871,00 TL’nin davalılardan müteselsilen tahsiline, ayrıca fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla sözleşmenin 2. maddesi gereğince şimdilik 5.000,00 TL cezai şartın davalılardan …’dan tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalılar davanın reddini dilemiş, davalılardan … açmış olduğu karşı dava ile, davalı-karşı davacının sözleşmeye aykırı hareket ettiğini ileri sürerek, 10.000,00 Amerikan Doları karşılığı 14.500,00 TL cezai şartın davalı-karşı davacıdan tahsilini talep etmiştir.
Mahkemece, asıl dava yönünden 5.000,00 TL cezai şartın davalılardan …’dan tahsiline, 2.000,00 TL tellallık ücretinin ödenmiş olması nedeniyle bu talep konusunda karar verilmesine yer olmadığına, 16.4.2010 tarihli satış vaadi sözleşmesinin davacı tarafından haklı nedenle feshedildiğinin tespitine, 60.871,40 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalılardan…Yapı Sanayi A.Ş. tarafından temyiz edilmiştir.
1-4822 sayılı yasa ile değişik 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun Amaç başlıklı 1. maddesinde yasanın amacı açıklandıktan sonra kapsam başlıklı 2. maddesinde “Bu kanun,
birinci maddesinde belirtilen amaçlarla mal ve hizmet piyasalarında tüketicinin taraflardan birini oluşturduğu her türlü tüketici işlemini kapsar.” hükmüne yer verilmiştir. Yasanın 3. maddesinde mal; alışverişe konu olan taşınır eşyayı, konut ve tatil amaçlı taşınmaz malları ve elektronik ortamda kullanılmak üzere hazırlanan yazılım, ses, görüntü ve benzeri gayri maddi malları, hizmet; bir ücret veya menfaat karşılığında yapılan mal sağlama dışındaki her türlü faaliyeti ifade eder. Satıcı; kamu tüzel kişileri de dahil olmak üzere ticari veya mesleki faaliyetleri kapsamında tüketiciye mal sunan gerçek veya tüzel kişileri kapsar. Tüketici ise, “bir mal veya hizmeti ticari veya mesleki olmayan amaçlarla edinen kullanan veya yararlanan gerçek ya da tüzel kişiyi ifade eder” şeklinde tanımlanmıştır.
Bir hukuki işlemin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığının kabul edilmesi için yasanın amacı içerisinde yukarıda tanımları verilen taraflar arasında mal ve hizmet satışına ilişkin bir hukuki işlemin olması gerekir.
Somut uyuşmazlıkta müteahhit olan davalı …’ın (satıcı)’nın davacıya (alıcı) konut amaçlı taşınmaz (mesken) sattığı ve taraflar arasındaki ilişkinin 4077 sayılı yasa kapsamında kaldığı anlaşılmaktadır.
4077 sayılı yasanın 23. maddesi, bu kanunun uygulanması ile ilgili her türlü ihtilafa tüketici mahkemelerinde bakılacağını öngörmüştür. Taraflar arasındaki uyuşmazlık Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığına göre davaya bakmaya Tüketici Mahkemesi görevlidir. Birlikte davalı gösterilenler hakkında da özel yetkili mahkeme görevli olduğundan, davacı ile diğer davalı …Ş. arasındaki davanın 4077 sayılı yasa kapsamı dışında bulunması da sonuca etkili değildir. Görevle ilgili düzenlemeler kamu düzenine ilişkin olup taraflar ileri sürmese dahi yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Görevle ilgili hususlarda, kazanılmış hak da söz konusu olmaz. O halde mahkemece görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, işin esasının incelenmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
2-Bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ: 1 no’lu bentte yazılı nedenlerle temyiz edilen kararın BOZULMASINA, 2 no’lu bent gereğince davalının diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan 1.007.90 TL harcın istek halinde davalı … San. A.Ş’ne iadesine, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 6.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.