Yargıtay Kararı 3. Hukuk Dairesi 2020/3015 E. 2021/5592 K. 27.05.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/3015
KARAR NO : 2021/5592
KARAR TARİHİ : 27.05.2021

MAHKEMESİ : GAZİANTEP BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında ilk derece mahkemesinde görülen itirazın iptali davasının kabulüne dair verilen karar hakkında bölge adliye mahkemesince yapılan istinaf incelemesi sonucunda; davalı tarafın istinaf başvurusunun kabulüne yönelik olarak verilen kararın süresi içinde taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; hastalara kullanılan tıbbi malzemeleri KDV dahil faturalandırması nedeniyle, Sosyal Güvenlik Kurumu’nun ilgili mevzuatına aykırı olarak KDV ödemek suretiyle zarara uğradığının 2013 yılı Sayıştay denetim raporundan anlaşıldığı gerekçesiyle tahakkuk etmiş alacağından 981.472,75 TL asıl alacak ve 149.055,09 TL faiz olmak üzere davalı tarafından toplam 1.130.527,84 TL kesinti yapıldığını, bu alacağını tahsil amacıyla Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/112317 esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlattığını, borçlu SGK’nın icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durdurulduğunu, davalının itirazında haksız olduğunu beyanla, itirazın iptali ile icra takibinin devamına, haksız itiraz eden borçlu aleyhine alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Davalı; davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
İlk derece mahkemesince; davanın kabulüne, davalının Gaziantep 13. İcra Müdürlüğü’nün 2015/112317 E. sayılı takibine vaki itirazının iptaline, takibin devamına, davalının davacıya 1.130.527,84 TL’nın %20’si oranında olmak üzere 226.105,57 TL icra-inkar tazminatı ödemesine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararına karşı, davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
Bölge adliye mahkemesince; yerel mahkeme kararı icra inkar tazminatı yönünden yasaya aykırı olduğundan davalı tarafın istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK’nun 353/1-b.2 maddesi uyarınca, 26/06/2018 tarih, 2017/181 E – 2018/379 K sayılı kararın hüküm fıkrasının 3. bendinin hükümden çıkarılmasına ve yerine 3. bent olarak, “Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,” hükmünün yazılmasına, sair istinaf isteminin reddine karar verilmiş; karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Duruşma yapmadan verilecek kararlar” başlıklı 353 üncü maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (2) nolu alt bendi; “Yargılamada eksiklik bulunmamakla beraber, kanunun olaya uygulanmasında hata edilip de yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde veya kararın gerekçesinde hata edilmiş ise düzelterek yeniden esas hakkında, (…) duruşma yapılmadan karar verilir”;
Aynı kanunun 359 uncu maddesinin (2) nolu fıkrası ise; “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmünü içermektedir.
Açıklanan bu kanun hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; bölge adliye mahkemesinin, ilk derece mahkemesince kanunun olaya uygulanmasında hata edilmesi ve bu hatanın düzeltilmesi için yeniden yargılama yapmasına ihtiyaç duyulmadığı takdirde, ilk derece mahkemesince verilen karar kaldırılarak yeniden esas hakkında karar vermesi gerekmektedir.
Somut olayda; bölge adliye mahkemesince, davalının istinaf başvurusunun kısmen kabul edilmesi nedeniyle, ilk derece mahkemesi kararı tamamen kaldırılarak, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek ve infazda tereddüt oluşturacak şekilde; sadece ilk derece mahkemesince verilen kararın hüküm kısmının 3. nolu bendinin kaldırılarak; yerine “Davacının icra inkar tazminat talebinin reddine,” dair hüküm kurulması suretiyle yeniden esas hakkında karar verilmesi, ilk derece mahkemesi kararın diğer kısımlarının ise aynen muhafaza edilmiş olması, usul ve kanuna aykırı olup bozmayı gerektirmiştir.
2-Bozma nedenine göre tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenle temyiz olunan bölge adliye mahkemesi kararının HMK’nın 371 inci maddesi uyarınca taraflar yararına BOZULMASINA, ikinci bentte açıklanan nedenle tarafların sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, HMK’nın 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca dosyanın kararı veren bölge adliye mahkemesine gönderilmesine, 27/05/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.