Yargıtay Kararı 4. Hukuk Dairesi 2010/4664 E. 2010/7550 K. 22.06.2010 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 4. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2010/4664
KARAR NO : 2010/7550
KARAR TARİHİ : 22.06.2010

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacı … vekili Avukat … tarafından, davalı … ve diğerleri aleyhine 16/08/2000 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine yapılan yargılama sonunda; Mahkemece davanın kısmen kabulüne dair verilen 04/11/2000 günlü kararın Yargıtay’da duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ile davalı … İnş. ve … vekili ile duruşmasız olarak incelenmesi de diğer davalı … vekili taraflarından süresi içinde istenilmekle, daha önceden belirlenen 22/06/2010 duruşma günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar Aydın İnş. ve diğeri vekili Av…. ve Av. … geldi, karşı taraftan davacı ve diğer davalı adlarına gelen olmadı. Açık duruşmaya başlandı. Süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve hazır bulunanın sözlü açıklaması dinlendikten sonra tarafa duruşmanın bittiği bildirildi. Dosyanın görüşülmesine geçildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre davacının tüm, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları reddedilmelidir.
2-Davalıların diğer temyiz itirazına gelince; dava, davalıların sorumluluğu altında yapılmış olan binanın, deprem nedeniyle yıkılmasından dolayı uğranılan maddi ve manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece istemin bir bölümü kabul edilmiş; karar, taraflarca temyiz olunmuştur.
Dosya içeriğinden; 17 Ağustos 1999 günü gerçekleşen depremde evi yıkılan davacının, aynı istemlerle idari yargı yerinde açtığı davada, tüm kusurun o davanın davalısı olan belediyeye ait olduğu gerekçesiyle, istemin bir bölümünün kabulüne karar verildiği anlaşılmıştır. Ancak, dosya arasında idari yargı yerinde verilen kararın kesinleştiğine ilişkin bir bilgi bulunmamaktadır.
Bu durumda, aynı olay ile ilgili olarak açılıp sonuçlanan … 2. İdare Mahkemesi’nin 2005/591 Esas ve 2007/1046 Karar sayılı dava dosyasında verilen kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılmalı, kesinleşmemiş olduğunun saptanması durumunda kesinleşmesi beklendikten sonra getirtilip incelenmeli, belediyenin %100 kusurlu bulunduğuna ilişkin idari yargı kararının kesinleştiğinin saptanması durumunda, eldeki davanın davalılarına yöneltilebilecek bir kusur olamayacağı sonucuna varılarak eldeki davadaki istem tümden reddedilmeli, belediye dışında kalan ve binanın yapımından sorumlu olanlara da kusur verildiğinin saptanması durumunda ise, başka bir araştırma yapılmadan diğer dayanışmalı (müteselsil) sorumlular ile birlikte çifte ödemeye (tahsilde tekerrüre) yol açmayacak biçimde davalıların sorumlu tutulmalarına karar verilmelidir.
Yerel mahkemece açıklanan olgular gözetilmeyerek, eksik inceleme ile yazılı biçimde karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarıda (2) sayılı bentte gösterilen nedenlerle davalılar yararına BOZULMASINA; davacının tüm, davalıların öteki temyiz itirazlarının ilk bentteki nedenlerle reddine ve davalılardan Aydın İnş. ve diğeri yararına takdir olunan 750,00 TL duruşma avukatlık ücretinin davacıya yükletilmesine ve davalılardan peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine 22/06/2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.