YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/9996
KARAR NO : 2021/5727
KARAR TARİHİ : 21.06.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak, defter ve belge gizlemek
HÜKÜM : Mahkumiyet
I-Sanıklar hakkında “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
Sanıklara yüklenen “2008 takvim yılında sahte fatura kullanma” suçunun Kanun‘daki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı TCK’nin 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, suça konu en son 05/05/2008 tarihli faturanın KDV indiriminde kullanılması nedeniyle “25/06/2008“ olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği anlaşılmış, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin 5320 sayılı Kanun‘un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun‘un 322. maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanıklar hakkındaki kamu davalarının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nin 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE,
II-Sanıklar hakkında “defter ve belge gizleme” suçundan kurulan mahkûmiyet hükümlerine yönelik temyiz istemlerinin incelenmesinde:
1-Sanık …’in … Ticaret A.Ş.’nin yetkilisi sıfatıyla diğer sanık … ile iştirak halinde “defter ve belge gizleme” suçunu işlediğinin iddia ve kabul olunduğu olayda; sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, şirket işleri ile kendisinin ilgilenmediğini, eniştesi olan müteveffa …’nun ilgilendiğini, kağıt üzerinde yönetimde bulunduğunu beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi; defter ve belgeleri gizleme suçunun, varlığı noter tasdik kayıtları veya diğer suretlerle sabit ve saklama mecburiyeti bulunan defter ve belgelerin vergi incelemesine yetkili kimselere ibraz edilmemesi ile oluştuğu, defter ve belgeleri saklama sorumluluğunun mükellef şirketin yetkili temsilcilerine ait olduğu; 05/11/2013 tarihli ve 2013-A-1657/57 sayılı Vergi Suçu Raporu ile ekinde yer alan belgelere göre, mükellef kurumun Yönetim Kurulu Başkanı olan …’nun 11/12/2008 tarihinde vefat etmesinden sonra yapılan hisse devirleri uyarınca, Ordu …. Noterliği tarafından onaylanan 11/08/2009 tarihli ve 47 No’lu şirket kararına göre 3 yıl süreyle şirket Yönetim Kurulu Başkanı olarak sanık …’nun, Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olarak da …’nun seçildiği ve şirketi temsile bu kişilerin yetkili olduklarına karar verildiği, sanık …’in ise diğer şirket ortakları olan … ve … ile birlikte yalnızca yönetim kurulu üyesi olarak belirlendiği anlaşılmakla, defter ve belgelerin istendiği tarihte şirket yönetiminde bulunmayan sanık …’in atılı defter ve belge gizleme suçundan beraatine karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması,
2-Kabule göre de;
a)Her iki sanık yönünden; ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 03/02/2009 tarihli ve 2008/250-13 sayılı kararında açıklandığı üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 5271 sayılı CMK’nin 231/6-c. madde ve bendinde işaret olunan zarar kavramının kanaat verici basit bir araştırma ile belirlenebilir, ölçülebilir maddi zararlara ilişkin olduğu, manevi zararların bu kapsama dahil edilmemesi gerektiği, zarar koşulunun ancak zarar suçlarında dikkate alınması gereken bir unsur olduğu, defter ve belgeleri gizleme suçunda anılan maddenin aradığı anlamda somut bir zarardan söz edilemeyeceği dikkate alındığında; engel adli sicil kaydı bulunmayan, iyi halli oldukları değerlendirilerek hükmolunan cezaları ertelenen ve CMK‘nin 231. maddesinin uygulanmasını kabul eden sanıklar hakkında, “vergi ziyaı bulunduğundan” şeklindeki yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
b)Uzun süreli hapis cezaları ertelenen sanıklar hakkında, 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın, Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 tarih 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıkların temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.