Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2017/4000 E. 2021/5735 K. 21.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/4000
KARAR NO : 2021/5735
KARAR TARİHİ : 21.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği
HÜKÜM : Mahkumiyet

Suç tarihinde Nizip Trafik Tescil Büro Amirliği’nde tescil memuru olan sanıklar … ve …’ın, tescil işlemlerini usulsüz şekilde yaparak 5237 sayılı TCK’nin 204/2. maddesinde tanımlanan “memurun resmi belgede sahteciliği” suçunu işlediği, trafik takipçisi sanık … ve makine mühendisi olan sanık …’nın ise bu suça “iştirak” ettikleri iddiasıyla açılan kamu davasında;
1-Sanıklar …, … yönünden 4483 sayılı Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun hükümleri uyarınca yetkili merciden soruşturma izni istenmesi,
2- Sanık … hakkında; UYAP üzerinden yapılan araştırmada, sanığın benzer nitelikteki fiilleri nedeniyle Nizip 3. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2013/244 Esas ve 2016/401 Karar sayılı dosyasının bulunduğu anlaşılmakla;Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22/04/2014 tarihli 2013/11-397 Esas ve 2014/202 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, 765 sayılı TCK ile 5237 sayılı TCK’nin “Kamu güvenine karşı suçlar” bölümünde düzenlenen ve belgenin gerçeğe aykırı olarak düzenlenmesi ile kamu güveninin sarsıldığı kabul edilerek suç sayılıp yaptırıma bağlanan “resmi belgede sahtecilik” suçlarının hukuki konusunun kamu güveni olduğu, suçun işlenmesi ile kamu güveninin sarsılması dışında, bir veya birden fazla kişinin de haksızlığa uğrayıp, suçtan zarar görmesi halinde dahi, suçun mağdurunun toplumu oluşturan bireylerin tamamının, diğer bir ifadeyle kamunun olduğuna dair kabulünün etkilenmeyeceği, eylemin belirli bir kişinin zararına olarak işlenmesi halinde bu kişinin mağdur değil, suçtan zarar gören olacağının kabulü gerekeceği de gözetilerek, açıklanan ilkeler doğrultusunda sanığın eylemlerinin her biri yenilenen kastla işlenmiş ayrı suçları mı, yoksa bir suç işleme kararının yerine getirilmesi amacıyla kanunun aynı hükmünü, kısa zaman aralıkları içerisinde, birkaç kez ihlal etmek suretiyle zincirleme tek suçu mu oluşturduğunun değerlendirilmesi açısından, sanık hakkında benzer nitelikteki diğer dava dosyalarının da tespit edilip, mümkünse mevcut dava ile birleştirilmesi, aksi halde özetleri duruşma tutanağına geçirilip, bu davayı ilgilendiren delillerin onaylı örnekleri dosyaya intikal ettirilmesi,
3- CMK’nin 135/8. maddesinde belirtilen katalog suçlar arasında yer almayan atılı suç yönünden, düzenlenen iletişimin tespiti tutanaklarının suç delili olarak kullanılamayacağı gözetilerek, hukuka uygun yöntemlerle elde edilmeyen bu delil nazara alınmadan dosyada bulunan diğer delillerin değerlendirilmesi gerektiği gözetilerek sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanıkların hukuki durumlarının belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile hüküm kurulması yasaya aykırı,
4- Kabule göre de;
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesi’nin 08/10/2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, Cumhuriyet savcısının ve sanıklar müdafilerinin temyiz talepleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21/06/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.