Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/18995 E. 2012/25633 K. 15.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/18995
KARAR NO : 2012/25633
KARAR TARİHİ : 15.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı,….. plakalı aracın satış sözleşmesini oğlu … adına yaptığını, karşılığında 25.500,00 TL bono verdiğini, bu bonoyu ödedikten sonra aracın devrinin yapılmasına karar verildiğini, bu sözleşmeye uygun olarak peyderpey ödemeleri yaptığını, son olarak 8.000,00 TL borcu kaldığında karşı tarafın 25.500,00 TL bonoyu kendisinin gözü önünde yırttığını ve “yerine 8.000,00 TL gecikti, bana 10.000,00 TL’lik bono vereceksin” diye zorladığını, yeniden bu bakiye borç için 10.000,00 TL’lik bono aldığını, “8.000,00 TL’yi getirince bu bonoyu da yırtacağım” dediğini, 8.000,00 TL’yi ödedikten sonra karşı tarafın bu bonoyu da yırttığını iddia ettiğini, ancak yırtılan bonoların sahte bonolar olduğunun anlaşıldığını ileri sürerek davalıya borçlu olmadığının tespitine, %40 oranında tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının davacı tarafça teklif edilen yemini eda etmek üzere davetiye tebliğine rağmen duruşmaya gelmediği gerekçesiyle davanın kabulüne ve davalının kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmiş, hüküm davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-İİK.’nun 67/2 maddesinde “…takibinde haksız çıkan ve kötüniyetli görülürse alacaklı diğer tarafın talebi üzerine, iki tarafın durumuna, davanın ve hükmolunan şeyin tahammülüne göre, red veya hükmolunan meblağın yüzde kırkından aşağı olmamak üzere, uygun bir tazminatla mahkum edilir.” hükmü getirilmiştir. Somut olayda davalı teklif edilen yemini raporlu olduğu için mahkemeye gelip eda edemediğini savunup geçte olsa hastane raporu ibraz etmiştir. Bu durumda alacaklı davalının kötü niyetli olarak takibe giriştiği ispat edilemediğine göre, davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi, usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Ne var ki; bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ:Yukarıda 1.bentte açıklanan nedenle davalının sair temyiz itirazlarının reddine, 2.bentte açıklanan nedenle kararın hüküm fıkrasında “Takip konusu asıl alacak miktarı üzerinden hesaplanacak %40 oranında tazminatın davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ilişkin cümlenin hüküm fıkrasından çıkarılarak yerine “Koşulları oluşmadığından davacının kötüniyet tazminatı talebinin reddine” cümlesi yazılarak kararın düzeltilmesine ve düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINApeşin alınan harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 15.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.