YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15869
KARAR NO : 2021/623
KARAR TARİHİ : 11.01.2021
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kasten yaralama
HÜKÜMLER : Mahkumiyetler
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
1) Hüküm tarihinde Kırşehir Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan, duruşmadan bağışık tutulma konusunda mahkemece verilmiş bir karar bulunmayan sanık duruşmaya getirilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15.06.1992 P. 49/50; Artico/İtalya , B. No: 6694/4, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nin 193. ve 196. maddesine muhalefet edilmesi,
2) Sanık hakkında katılan …’ye karşı TCK’nin 86/2, 86/3-a. maddeleri gereğince “eşe karşı kasten yaralama”, katılan …’ye TCK’nin 86/2. maddesi gereğince “basit kasten yaralama” suçlarından kamu davası açıldığı; suç tarihi itibariyle TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen “kasten yaralama” suçu uzlaştırma kapsamında bulunsa da, uzlaşma kapsamında bulunmayan TCK’nin 86/2, 86/3-a. maddelerinde düzenlenen “eşe karşı kasten yaralama” suçu ile birlikte işlenmiş olması nedeniyle 7188 sayılı Kanun ile değişiklik öncesi yürürlükte bulunan 5271 sayılı CMK’nin 253/3. maddesi uyarınca uzlaşma hükümlerinin uygulanamadığı, ancak hükümden sonra 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun’un 26. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. maddesi gereğince uzlaşma hükümleri yeniden düzenlenerek, CMK’nin 253. maddesinin 3. fıkrasının “Uzlaştırma kapsamına giren bir suçun, bu kapsama girmeyen bir başka suçla birlikte aynı mağdura karşı işlenmiş olması hâlinde de
uzlaşma hükümleri uygulanmaz.” şeklinde değiştirildiği; yapılan yargılama sonucunda sanık hakkında, katılan …’ye karşı eyleminden TCK’nin 86/2, 86/3-a. maddeleri ve katılan …’ye karşı eyleminden ise TCK’nin 86/2. maddesi uyarınca mahkumiyetine hükmolunduğu ve bu haliyle TCK’nin 86/2, 86/3-a. maddesinde düzenlenen ve uzlaşmaya tabi olmayan “eşe karşı kasten yaralama” suçunun mağdurunun katılan …, uzlaştırma kapsamında bulunan TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen “basit kasten yaralama” suçunun mağdurunun ise katılan … olması nedeniyle, sanığın katılan …’ye karşı işlediği basit kasten yaralama suçu yönünden uzlaşmanın mümkün hale geldiği anlaşılmakla; TCK’nin 2. ve 7. maddeleri de gözetilerek, katılan … ile sanık arasında 6763 sayılı Kanun ile değişik 5271 sayılı CMK’nin 253. ve 254. maddeleri gereğince uzlaştırma işlemi yapılması için dosyanın uzlaştırma bürosuna gönderilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
3) Sanığın yargılama konusu eylemlerinin, 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesi kapsamında yer alan “Basit Kasten Yaralama” suçuna ilişkin olduğu, bahse konu eylemler yönünden öngörülen ceza miktarının “dört aydan bir yıla kadar hapis veya adli para cezasına” ilişkin olduğu anlaşılmakla; 17/10/2019 tarih ve 7188 sayılı Kanun’un 24. maddesi ile yeniden düzenlenen 5271 sayılı CMK’nin 251/1. maddesine göre, “Asliye ceza mahkemesince, iddianamenin kabulünden sonra adli para cezasını ve/veya üst sınırı iki yıl veya daha az süreli hapis cezasını gerektiren suçlarda basit yargılama usulünün uygulanmasına karar verilebilir.” şeklindeki hükme, 7188 sayılı Kanun’un 31. maddesinde yer alan geçici 5/1-d maddesi ile “01/01/2020 tarihi itibariyle kovuşturma evresine geçilmiş, hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalarda seri muhakeme usulü ile basit yargılama usulü uygulanmaz.” şeklinde sınırlama getirilmiş ise de Anayasa Mahkemesinin, 19/08/2020 tarih ve 31218 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan, 25/06/2020 tarihli, 2020/16 Esas ve 2020/33 Karar sayılı iptal kararı ile “…kovuşturma evresine geçilmiş…” ibaresine ilişkin esas incelemenin aynı bentte yer alan “…basit yargılama usulü…” yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verildiği, böylece “kovuşturma evresine geçilmiş basit yargılama usulü uygulanabilecek dosyalar yönünden iptal kararı” verildiği anlaşılmakla; her ne kadar Anayasa Mahkemesi kararları geriye yürümez ise de CMK’de yapılan değişikliklerin derhal uygulanması ilkesi geçerli olsa da iptal kararının sonuçları itibariyle Maddi Ceza Hukukuna ilişkin olduğu, zira CMK’nin 251/3. maddesinde “Basit yargılama usulü uygulanan dosyalarda sonuç ceza dörtte bir oranında indirilir.” şeklindeki düzenleme gereği maddi ceza hukuku anlamında sanık lehine sonuç doğurmaya elverişli olduğundan, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Büyük Dairesinin (Scoppola v İtalya (No: 3 – GC), No: 126/05, 22 Mayıs 2012) kararında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Kanunsuz ceza olmaz.” başlıklı 7. maddesi, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Suç ve cezalara ilişkin esaslar” başlıklı 38. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nin 7. ve 5271 sayılı CMK’nin 251. maddeleri uyarınca dosyanın “Basit Yargılama Usulü” yönünden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
4) Kasti suçtan verilen hapis cezalarına mahkumiyetlerin kanuni sonucu olarak Anayasa Mahkemesinin 24/11/2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08/10/2015 tarih ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de; bu husus infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 11/01/2021 gününde oybirliğiyle karar verildi.