YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/13963
KARAR NO : 2013/20075
KARAR TARİHİ : 08.11.2013
MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 13/12/2011 gün ve 2010/127-2011/282 sayılı kararı onayan Daire’nin 06.05.2013 gün ve 2012/11270-2013/9145 sayılı kararı aleyhinde davalı … vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin 2003/25120 numaralı “ikbal” markasının sahibi olduğunu, TPE nezdinde de Özel 00452 sayı ile tanınmış marka statüsünde korunduğunu, davalılardan …’nün 22.02.2007 tarihinde yaptığı 2007/09015 başvuru numaralı “İkbal Gürpınar” ibareli markanın tescil talebi ile ilgili olarak; ilk olarak kurum tarafından müvekkil markasını koruma görevinin yapılmadığını ve müvekkil markası ile karıştırılma ihtimali olan başvurunun ilan edildiğini, müvekkil davacı tarafından söz konusu ilana TPE nezdinde yapılan itirazın kabulü ile “ikbal” markası ile “İkbal Gürpınar” markasının benzer olduğu ve karıştırılma ihtimalinin bulunduğu tespit edilerek başvurunun reddine karar verildiğini, bilahare, davalının daha önce reddolunan “ikbal gürpınar” ibareli marka için 2008/40606 başvuru numarası ile 07.07.2008 tarihinde yeniden müracaatta bulunduğunu, bu müracaatın kabul edildiğini ve ilan olunan başvuruya müvekkil tarafından itiraz edildiğini, yapılan itirazın bu kez “ikbal” markası ile “İkbal Gürpınar” markasının benzer olmadığı ve karıştırma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle ret edildiğini, davalı … tarafından daha öncesinden yapılmış bulunan 2007/9014 sayılı “ikbal gürpınar’ın mutfağı”, 2007/9015 sayılı “ikbal gürpınar” ve 2007/9016 sayılı “ikbal’in mutfağı” marka müracaatlarının, benzer mahiyetteki haklı itirazları neticesinde markalaşmadığını, müvekkil markasının tanınmışlığından yararlanmak isteyen davalının, bu defa yukarıda bahsedilen reddolunmuş marka müracaatlarını unvan ve adres değiştirmek suretiyle tamamen kötü niyetli bir şekilde yinelediğini, davalı TPE’nin de bugüne kadar pek çok kez reddettiği bir başvuruyu kabul ettiğini, yaptıkları itirazda “ikbal” ibaresini aynen içeren ve “ikbal” markası ile aynı malları kapsayan başvurunun, tanınmış “ikbal” markasının seri markası olarak anlaşılacağını, markaların halk tarafından karıştırılma ihtimalinin bulunduğunu, başvurunun kötüniyetli olduğunu iddia ile; 2008/40606 başvuru numaralı markanın tescil başvurusunun iptali isteminin reddine dair davalı TPE’nin 08.04.2010 tarih ve 2010-M-1388 sayılı kararının iptaline ve davalı … adına 2008/40606 nolu “İkbal Gürpınar” marka başvurusunun iptaline, anılan marka tescil edilmişse markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili Hatice İkbal Gürpınar, davaya cevap vermemiştir.
Davalı TPE vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kabulüne dair verilen kararın davalılar vekilince temyizi üzerine karar dairemizce onanmıştır.
Davalı … vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
1- Dava, TPE YİDK kararı iptali ve davalı markasının hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Davalı … vekili, dava dilekçesinin usulüne uygun tebliğ edilmediğini, yargılamanın müvekkilinin yokluğunda sonuçlandırılarak, müvekkilinin savunma hakkının kısıtlandığını, karardan müvekkili aleyhine icra takibi yapılınca haberdar olduğunu ileri sürmüştür. Dosyanın yapılan incelemesinde dava dilekçesinin davalının “E…. Bey Sok. No:…,…-Beşiktaş/İstanbul adresine tebliğe çıkarıldığı, ancak muhatap adreste tanınmadığından bahisle bila tebliğ iade edildiği, bunun üzerine ilk celse davacı vekilinin talebi üzerine davalının TPE’deki “Ceyhun …Cad. ….sok. No:…,…/Ankara adresine Tebligat Kanunu’nun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılmasına karar verilerek bu madde kapsamında tebligat yapıldığı, kararın da aynı adrese Tebligat Kanunu’nun 35. maddesine göre tebliğ edildiği görülmüştür. 1982 Anayasasının 36., HUMK’nun 73., 6100 sayılı HMK’nun 27 nci maddeleri hükümleri uyarınca taraflar dinlenmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden, hukuki dinlenilme hakkı nazara alınmadan karar verilemeyeceği kuşkusuzdur. Öte yandan, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesi hükmüne göre tebligat, tebliğ yapılacak şahsın bilinen son adresine yapılır. Tebliği alacak kişi bu adreste bulunamamışsa, yeni adresin tebliğ memuru ve tebliği çıkaran kuruluş tarafından, Tebligat Tüzüğü’nün 13. maddesinde belirtilen usule göre araştırılması gerekir. Resmi merciler tarafından bildirilen adrese öncelikle normal prosedüre uygun olarak bir tebligat gerçekleştirilerek, bu şekilde tebligatın yapılamaması veya tebliğ memurunca yeni adresin bulunmaması durumunda Tebligat Kanunun 35/son ve Tüzüğün 55. maddesinde belirtilen prosedürün uygulanması gerekmektedir. Somut olayda, davalının TPE’de bulunan adresine Tebligat Kanunu hükümlerince tebligat çıkarılıp, bu tebligatın bila tebliğ dönmesinden sonra Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılması gerekirken, doğrudan Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yapılarak yargılamaya devam edilmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davalı …’a dava dilekçesi tebliğinin yukarıda anılan düzenlemeler çerçevesinde yapılması gerekirken, bu işlemler yerine getirilmeden doğrudan Tebligat Kanunun 35. maddesi uyarınca tebligat yoluna gidilmesi doğru görülmediğinden davalı … vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 06.05.2013 günlü, 2012/11270 Esas-2013/9145 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı … vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına karar verilmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bette açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 06.05.2013 günlü, 2012/11270 Esas-2013/9145 Karar sayılı ilamı ile verilen ONAMA kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı … vekilinin sair karar düzeltme itirazlarının incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davalı …’a iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
/