YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/3686
KARAR NO : 2013/19994
KARAR TARİHİ : 08.11.2013
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kahramanmaraş 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.10.2011 tarih ve 2009/525-2011/782 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 08.11.2013 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. … dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin keşidecisi olduğu, 11.02.2006 tarihli 100.000 TL bedelli bononun müvekkiline verildiğini, yapılan takibe bonoda tek imza bulunduğu, şirketin çift imzayla bono düzenlemeye yetkili olduğu belirtilerek itiraz edildiğini, işbu itiraz sonrası takibin iptaline karar verildiğini, davalı şirketin çok sayıda çek ve bonoyu tek imza ile tanzim ederek bu durumu ticari teamül haline getirdiğini ileri sürerek, 100.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, şirket adına bononun çift imza ile tanzim edilebileceğini, dava konusu bononun ise … tarafından tek imza ile düzenlendiğini, davacının şirketi temsile yetkili kişileri arıştırması gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davalı şirketin … ve …’ün müşterek imzası ile senet tanzim edeceğinin belirlendiği, davaya konu senedin ise tek imza ile düzenlendiği, şirketin tek imza ile senet ve çek tanzim etmesi şeklinde uygulaması bulunmadığı, münferit birkaç olayda şirketin borcu olması sebebiyle ödemeyi kabul etmesinin genel bir uygulama olmadığı, senedin davalıyı bağlamayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, bonodan kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece davalı şirketin iki kişi ile temsile yetkili bulunduğu, dava konusu bononun ise tek yetkili …’ün imzası ile tanzim edildiği, şirketin tek imza ile kambiyo senedi düzenlemesi şeklinde genel bir uygulaması olmadığı, bono borcundan davalı şirketin sorumlu bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Oysa; davacı taraf, şirketin tek imza ile kambiyo senedi düzenlemeyi ticari teamül haline getirdiğini, davalı şirket temsilcileri hakkında evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçlamasıyla dava açıldığını, mahkemenin beraat gerekçesindeki nitelendirmelerin işbu davanın sonucunu etkileyeceğini ileri sürerek, davalı şirket tarafından tek imza ile tanzim edilen çok sayıda çeki dosyaya ibraz etmiştir.
Bu itibarla, mahkemece davalı taraf ticari defterlerini mahkeme kalemine ibraz ettiğine göre, anılan defterler üzerinde inceleme yaptırılarak, dosyada mevcut tek imza ile tanzim edilmiş çekler de nazara alınarak, davalı şirketin iki yetkilinin imzası ile kambiyo senedi tanzim etme yetkisi bulunduğu halde, bononun tanzim edildiği tarih aralığı itibariyle tek imza ile senet ve çek tanzim edip etmediği, bunlara ilişkin ödeme yapılıp yapılmadığı, tek imza ile kambiyo senedi düzenlemenin genel bir uygulama olup olmadığı tespit edilerek, yine davalı şirket yetkilileri hakkında Kahramanmaraş 1 Ağır Ceza Mahkemesi’nce dava konusu bonoya ilişkin olarak evrakta sahtecilik ve dolandırıcılık suçundan verilen beraat kararındaki “müştekiye (davacıya) şirket yetkililerinin bulunduğu ortamda bono tanzim edilerek verildiği, sanık şirket yetkililerinin bono düzenlemesine muvafakat ettikleri, şirket kaşesini ortaklıktan ayrıldığı halde muhasebe bölümünde görevlendirdikleri …’e verdikleri” şeklindeki değerlendirmelerin 818 sayılı BK’nın 53. maddesi uyarınca işbu davanın sonucunu etkileyip etkilemeyeceği değerlendirilerek, gerektiğinde ceza davasının sonucu da beklenerek neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 08.11.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.