Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2013/11313 E. 2013/19347 K. 31.10.2013 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/11313
KARAR NO : 2013/19347
KARAR TARİHİ : 31.10.2013

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı İstanbul 26. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 12.07.2012 gün ve 2011/85-2012/144 sayılı hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle dosyadaki kağıtlar okundu gereği konuşulup düşünüldü:
Dava, anonim şirket genel kurul kararının iptaline ilişkindir. Mahkemece yukarda tarih ve numarası verilen karar ile davacılardan … bakımından davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya Dairemize gönderilmiş olup, bu aşamada davacı … vekillerinden Av. … ile davalı vekillerinden Av. …’nun yerel mahkemenin 06.08.2013 tarihli yazısı ekinde gönderilen ortak imzalı dilekçeyle taraflar arasındaki bir sulhten bahisle davacı …’ın davadan ve sair taleplerinden feragat ettiğini, davalı taraf vekilinin ise masraf ve vekalet ücreti talep etmediklerini bildirdikleri gözlenmiş olmakla, dosya re’sen ele alındı, gereği görüşülüp düşünüldü.
Uyuşmazlık, tarafların üzerinde serbestçe tasarruf edebilecekleri nitelikte olup davadan feragat hüküm kesinleşinceye değin yapılabilir ve karşı tarafın kabulüne bağlı olmadığı gibi yapıldığı anda kesin hükmün sonuçlarını doğurur. Davacı vekilinin davadan feragate ilişkin beyanının, usulen tevsik olunmakla, HMK’nun 307 vd. maddeleri uyarınca sonuç doğurucu nitelikte olduğu anlaşılmış, her ne kadar mahkemece davacılardan …’ın 07.06.2010 havale tarihli dilekçe ile davasından feragat ettiği gözden kaçırılarak hüküm kurulmuş ise de, feragatin yapıldığı anda kesin hüküm doğuran ve re’sen nazara alınması gereken niteliği de gözetildiğinde bu hususun esasa etkili olmadığı kanısına varılmakla, Yargıtay İBK’nun 11.04.1940 gün ve 70 sayılı ve HGK’nun 21.11.1981 gün ve 1981/2-551 sayılı kararları uyarınca, öncelikle, davadan feragate ilişkin bir hüküm verilmesini teminen yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların davadan feragatine yönelik bir karar verilmek üzere yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz isteminin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.