Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/10592 E. 2012/10816 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/10592
KARAR NO : 2012/10816
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Takibin taliki veya iptali

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalılar tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR
Kamu hizmetinin gereği gibi yerine getirilebilmesi için gereksinim duyulan taşınmaz malların özel kişilerin elinde ve onların mülkiyetinde bulunması halinde, Devlet ve kamu tüzel kişileri o taşınmaza fiilen el koyabilmektedir. Kamuşaltırmasız elatma olgusu da hukuki nitelikte bir haksız eylemdir. Bu durumda, taşınmaz maliki dilerse elatmanın önlenmesini, dilerse el konulan taşınmazın mülkiyetini idareye bırakması karşılığında bedelinin tazminini istemek hakkına sahiptir.
Somut olayda, takibe dayanak yapılan İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 22.03.2012 tarih, 2011/551 Esas-2012/78 Karar sayılı ilamında malikinin, taşınmazın mülkiyetini idareye bırakılması karşılığında tazminat tabelinde bulunduğu anlaşılmaktadır. Her ne kadar mahkemece, hüküm fıkrasında, el konulan taşınmazın mülkiyetinin tapudan yol olarak terkinine karar vermişse de ilamdaki bu hüküm kamulaştırmasız elatma tazminatının yasadan doğan sonucu olup taşınmazın aynının ihtilaflı olduğunu göstermez. Bu nedenlerle, dayanak ilam tazminat alacağına ilişkin olup, HUMK.nun 443/4. maddesi gereğince ilamın infazı için kesinleşmesine gerek bulunmamaktadır.
O halde, mahkemece borçlunun diğer şikayeti incelenerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle ilamın kesinleşmesi gerektiğinden bahisle icra emrinin iptaline karar verilmesi isabetli olmamıştır.
Hal böyle olunca alacaklılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428. maddeleri uyarınca BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine
20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.