YARGITAY KARARI
DAİRE : 3. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/15313
KARAR NO : 2020/17901
KARAR TARİHİ : 02.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Kasten yaralama, hakaret, tehdit
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle evrak okunarak;
Gereği görüşülüp düşünüldü:
1) Sanık hakkında müştekiler … ve 1994 doğumlu …’e yönelik silahla kasten yaralama suçundan, müşteki …’e yönelik tehdit suçlarından verilen mahkumiyet kararlarına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Kasti suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak, Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas – 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesindeki bazı ibareler iptal edilmiş ise de infaz aşamasında dikkate alınabileceğinden bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanan ve karar yerinde açıklanan delillere, mahkemenin kovuşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, gösterilen gerekçeye ve uygulamaya göre sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddiyle hükümleri ONANMASINA,
2) Sanık hakkında müşteki …’e yönelik hakaret suçundan verilen mahkumiyet kararına yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;
Hakaret suçuna ilişkin özel hüküm olan ve daha lehe düzenlemeler içeren TCK’nin 129. maddesi yerine, genel tahrik kurumunu düzenleyen aynı Kanun’un 29. maddesi ile hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA,
3) Sanık hakkında 1944 doğumlu müşteki …’e yönelik silahla kasten yaralama suçundan verilen karara ilişkin temyiz sebeplerinin incelenmesinde ise;
a) Müştekinin 14/11/2013 tarihli duruşmada; “…’in oğlunun arkadaşı olan çocuğun elinde sopa olduğunu gördüm. Sanık …’in oğlunun arkadaşı olan kişi bana saldırıp beni darp etti. Ben yere düştükten sonra onun elinden sopayı çekerek aldım. Bunun üzerine çocuk olay yerinden kaçarak uzaklaştı” şeklinde beyanda bulunduğu, sanığın ise tüm aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemesi karşısında, müştekinin sanık lehine olan bu beyanına niçin itibar edilmediğinin mahkemece gerekçeli kararda tartışılmadan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması,
b) İddianamede talep edilmediği halde, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi uyarınca ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 87/1-son.maddesi uygulanmak suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No:2544/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No:29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere sanığa Avrupa insan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 193.maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
c) Anayasa Mahkemesi’nin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas- 2015/8 Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenle 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 02.12.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.