YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/6839
KARAR NO : 2021/2605
KARAR TARİHİ : 18.03.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 20. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 05.03.2013 gün ve 2011/308 – 2013/53 sayılı kararı bozan Daire’nin 09.12.2015 gün ve 2015/13491 – 2015/13278 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline gönderilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra gönderildiği anlaşılmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalılardan Polycom B.V. arasında, video konferans sistemlerinin ithalatı, Türkiye’ de pazarlanması, satışı, kurulumu ve teknik destek hizmetlerinin verilmesine ilişkin 22.05.2007 tarihinde sözleşme yapıldığını, ilgili sözleşmenin davalı her iki firmanın haksız rekabet oluşturan hukuka aykırı işlemleri nedeniyle Polycom B.V. tarafından 12.04.2010 tarihinde, 12.07.2010 tarihinden itibaren feshedildiğini, davalılardan Servus A.Ş’nin de diğer davalı Polycom B.V.’nin aynı ürünlerinin ithalatını, Türkiye’de pazarlanmasını, vs. hizmetlerini veren bir başka firma olup, Polycom B.V.’nin Türkiye’deki yetkilisi ve temsilcisi olduğundan acentelik hükümleri gereği Polycom B.V.’ni temsilen de bu davanın tarafı olduğunu, davalı şirketlerin, davacı şirket aleyhine birlikte hareket ederek, haksız rekabet oluşturacak ticari kural ve teamüllere aykırı eylemlerde bulunduklarını, müvekkilini maddi ve manevi zarara uğratıklarını, Polycom B.V’nin müvekkilinin proje sunduğu müşterilerinin bilgilerini ve proje detaylarını Servus A.Ş. ile paylaşmak ve müvekkili aleyhine kullanmak suretiyle müvekkilini birçok projede devre dışı bıraktıklarını ileri sürerek, davalı şirketlerden müştereken ve müteselsilen 1.000,00 TL maddi ve 20.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka faiziyle tahsilini talep ve dava etmiş, yargılama sırasında maddi tazminat talebini ıslah etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı def’i ve husumet itirazında bulunmuş, davanın, diğer davalının acentesi sıfatıyla temsilen müvekkiline yöneltilmeyeceğini zira, müvekkili ile diğer davalı arasında acentelik ilişkisi bulunmadığını, müvekkilinin haksız rekabet teşkil edecek bir eyleminin olmadığını savunarak, davanın usul ve esastan reddini istemiştir.
Mahkemece maddi tazminat talebinin kabulü ile 1.000,00 TL’sinin dava tarihinden itibaren, 29.000,00 TL’sinin ıslah tarihi olan 14.03.2012 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte, manevi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez davalı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 48,80 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 18.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.