YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/5725
KARAR NO : 2020/8010
KARAR TARİHİ : 23.11.2020
Mahkeme : DİYARBAKIR 3. Ağır Ceza Mahkemesi
Suç : Uyuşturucu madde ticareti yapma
Hükümler : Mahkûmiyet
Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:
Sanık … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükmün incelenmesinde:
Suç konusu uyuşturucu maddelerin miktarına bağlı olarak önemi ve değerine göre, TCK’nın 61. maddesindeki ölçütler ile 3. maddesindeki orantılılık ilkesi gereğince temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak tayin edilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı hükmü ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’un 10. maddesinde yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanığın durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunduğu anlaşıldığından, bu hususun infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin yasaya uygun olarak yapıldığı, delillerin gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların eleştiri dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
Sanıklar … hakkında “uyuşturucu madde ticareti yapma” suçundan kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1)Hüküm fıkrasının D maddesinde iadesine karar verilen “Mühürlü torbada Nokia 1110 İ marka 358670017510577 imei nolu cep telefonu, 5344149912 nolu sim kart, Nokia 1110 İ marka 358670017538081 imei nolu cep telefonu, 534 4149917 nolu sim kartı, cep telefonu, 5 adet sim kartı, 11 adet çeşitli numaralı sim kart kalıbı, telefon numaralarının bulunduğu kağıt parçası, 1 adet beyaz peçete kağıdının, 1 adet mühürlü torbada siyah ve şeffaf naylon poşetler ve koli bant parçaları”nın Diyarbakır Adli Emanetin 2007/3736 sırasında kayıtlı olmadığı halde, sehven söz konusu emanet numarasının anılan bentte belirtilmesi,
2) Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2007/3662 sırasında kayıtlı “siyah ve şeffaf naylon poşetler ve koli bant parçalarının” dosyada delil olarak saklanması yerine sahiplerine iadesine karar verilmesi,
3) Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı’nda bulunan suça konu uyuşturucu maddeden alınan tanık numunelerin müsaderesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
4) Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …, sanık … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükümlerin BOZULMASINA; ancak bu aykırılıkların yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanun’un 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
1)Hüküm fıkrasının D maddesinde yer alan “2007/3736” ibarenin çıkartılmasına ve C maddesinde yer alan “… naylon çantanın” ibaresinden sonra gelmek üzere “ Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2007/3736 sırasında kayıtlı” ibaresinin eklenilmesi,
2) Hüküm fıkrasının “ D” maddesinde yer alan “ 2007/3662” ibaresinin çıkartılmasına ve maddenin sonuna “Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı Adli Emanet Memurluğu’nun 2007/3662 sırasında kayıtlı siyah ve şeffaf naylon poşetler ve koli bant parçalarının dosyada delil olarak saklanılmasına” ibaresinin eklenilmesi,
3) Hüküm fıkrasının müsadereye ilişkim kısmına “… yeşil renkli bitki kırıntıları” ibaresinden sonra gelmek üzere “ ve Erzurum Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğü ve Diyarbakır Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünce alınan şahit numunenin” ibarelerinin eklenmesi,
4) TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili bölümün hüküm fıkrasından çıkarılması ve yerine “Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarihli iptal kararı ile 7242 sayılı Kanun’la yapılan değişiklikler sonrası oluşan duruma göre, sanıklar hakkında TCK’nın 53. maddesinin 1 ve 2. fıkraları ile 3. fıkrasının birinci cümlesinin uygulanmasına” ibaresinin yazılması,
Suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
23.11.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.