Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2016/136 E. 2020/8530 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/136
KARAR NO : 2020/8530
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

Mahkeme : KASTAMONU Ağır Ceza Mahkemesi
Hüküm : a- Mahkûmiyet: Sanıklar …,
b- Beraat: Sanıklar …

Dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

A- Sanık … hakkındaki karara karşı yapılan temyiz talebinin ./..
incelenmesinde:
Suç duyurusunda bulunulmasına ilişkin karar CMK’nın 223. maddesine göre hüküm niteliğinde bulunmadığından; 5320 sayılı Yasanın 8/1. ve CMUK’nın 317. maddesi uyarınca sanık müdafiinin temyiz isteminin REDDİNE,
B- Sanıklar …, …, …, …, … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
TCK’nın 53. maddesinin uygulanması ile ilgili olarak Anayasa Mahkemesi’nin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişikliklerin infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafii ile sanıklar müdafilerinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
C- Sanık … hakkında kurulan beraat hükmünün avukatlık ücreti yönünden incelenmesinde:
Ceza Genel Kurulu’nun 14/03/2019 tarih 2019/4-6 esas 2019/214 karar numaralı kararında ayrıntısı açıklandığı üzere Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin vekâlet ücretinin tayininde davacı veya sanıkların adedini ya da bir sanığın birden çok suç işlemiş olmasını değil, usulünce açılan ve avukat tarafından takip olunan dava dosyalarının sayısını esas ve ilke olarak alması göz önüne alındığında bu dosya kapsamında sanık hakkında 25/03/2012 tarihli uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkûmiyet kararı verilip daha önce onanarak kesinleşmesi karşısında, … ve …’e sattığı iddia edilen eylemlerinden beraat kararı verilmesi nedeni ile vekalet ücreti verilmemesine ilişkin mahkemenin kararında bir isabetsizlik görülmediğinden, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
D- Sanıklar … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipinin doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, aşağıda belirtilenler dışında sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezanın hapse çevrileceğinin belirtilmesi suretiyle, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanunun 26/02/2008 tarihli Kanun ile değişik 106/4. maddesine aykırı davranılması,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde olduğundan, CMUK’nın 321. maddesi gereğince hükmün BOZULMASINA; ancak bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca giderilmesi mümkün bulunduğundan;
Adli para cezasının taksitler halinde ödenmesi kısmında yer alan “ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin” cümlesinin hükümden çıkartılması, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
E- Sanık … hakkında kurulan beraat hükmünün avukatlık ücreti yönünden incelenmesinde:
1136 sayılı Kanunun 168. ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinin 5. fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA; ancak; bu aykırılığın yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi gereğince düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükmün yargılama giderlerine ilişkin fıkrasından sonra gelmek üzere; “Sanık …’in kendisini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 3.000,00 TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine,” fıkrasının eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
F- Sanıklar …, … ve … hakkında kurulan mahkûmiyet hükümlerinin incelenmesinde:
Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların aşağıda belirtilenler dışında doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine, ancak;
1- Sanıkların üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan suç tarihi itibariyle TCK’nın 188/3 maddesinde öngörülen hapis cezasının alt sınırına göre zorunlu müdafii tayini gerekmemekte ise de, hükmün verildiği tarihten önce 28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile TCK’nın 188/3 maddesinde düzenlenen suç için öngörülen hapis cezasının alt sınırının “on yıl” olarak değiştirildiği, bu itibarla sanığa CMK’nın 150 maddesi uyarınca zorunlu müdafii tayini gerektiği gözetilmeden sanık müdafii görevlendirilmeden yargılamaya devamla hüküm kurularak savunma hakkının kısıtlanması,
2- Hükümden sonra 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 esas ve 2015/85 sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin bazı hükümlerinin iptal edilmesi ve 7242 sayılı Kanunla yapılan değişiklikler nedeniyle, bu maddenin uygulanması açısından, sanıkların durumunun yeniden belirlenmesinde zorunluluk bulunması,
Kanuna aykırı, sanıkların temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,
G- Sanık … hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün incelenmesinde:
Sanıktan 26/04/2012 tarihinde ele geçen uyuşturucu maddenin emanette bulunmaması nedeniyle uyuşturucu veya uyarıcı niteliği olup olmadığının teknik yöntemlerle ispatlanamaması da göz önüne alınarak sanığın tüm aşamalarda suçlamayı reddetmesi ve 10/06/2012 tarihinde ele geçirilen suç konusu uyuşturucu maddenin miktarı, ele geçiriliş biçimi nazara alındığında; sanığın savunmasının aksine, suça konu maddeyi satma veya başkasına verme gibi kullanma dışında bir amaç için bulundurduğuna ilişkin delil elde edilemediği ve sabit olan eyleminin “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma” suçunu oluşturacağı ve kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık hakkında tedavi ve denetimli serbestlik kararı
verilmesi karşısında sanık hakkında üzerine atılı uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraati yerine mahkûmiyetine karar verilmesi,
Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan hükmün BOZULMASINA,
02/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi