Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2019/2379 E. 2021/1946 K. 03.03.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2379
KARAR NO : 2021/1946
KARAR TARİHİ : 03.03.2021

MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 14.07.2016 gün ve 2014/271 E. – 2016/188 K. sayılı kararı onayan Daire’nin 04.02.2019 gün ve 2018/5767 E. – 2019/798 K. sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili; müvekkilinin “ALTINOK” ibareli markası ve ticaret unvanı ile 1963 yılından bu yana inşaat, mimarlık ve mühendislik sektörlerinde faaliyet gösterdiğini, “ALTINOK” ibaresini tanınmış hale getirdiğini, 1986 yılından bu yana “ALTINOK” ibaresini şirket unvanı olarak kullandığını, “ALTINOK” ibaresi üzerinde mutlak hak sahibi olduğunu, müvekkilinin ticaret unvanının ayırt edici unsuru olduğunu, davalının 2011/34786 sayılı “A ALTINOK” ibareli marka başvurusuna müvekkilince yapılan itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini, kararın hukuk aykırı olduğunu, dava konusu markanın müvekkilinin ticaret unvanı ve tescilsiz marka kullanımı sebebiyle 556 sayılı KHK’nın 8/3 ve 8/5 maddeleri uyarınca tescil edilemeyeceğini, dava konusu markanın 556 sayılı KHK’nın 8/1-b maddesi uyarıca da tescil edilemeyeceğini ileri sürerek TPMK YİDK kararının iptalini, dava konusu markanın tescili halinde hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.
Davalı TPMK vekili; davalının ilk markasının tescil tarihi olan 2000 yılından önceki tarihlerde davacının yoğun kullanımına ilişkin delillerin sunulmadığını, bu anlamda davacının gerçek hak sahipliğini ispatlayamadığını, davacının TPMK YİDK’na itirazında ilgili dökümanları sunmadığını, YİDK’nın elindeki bilgi ve belgelere göre karar verdiğini, davalının 2000 yılından bu yana tescilli markasından kaynaklı tescil hakkı bulunduğunu, kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı şirket vekili yetki ve husumet itirazında bulunarak; davacının “ALTINOK” ibaresi üzerinde markasal kullanımının olmadığını, müvekkilinin “ALTINOK” ibaresini ticaret unvanı ve marka olarak 16 yıldır kullandığını, 2000/2905 sayılı 35. ve 37. sınıflarda tescilli markasının bulunduğunu, davacının gerçek hak sahibi olduğu kabul edilse dahi dava ve itiraz hakkını sessiz kalma yoluyla kaybettiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre; “ALTINOK” ibaresinin 1976 yılından bu yana davacı şirketin ortakları tarafından, 1986 yılından sonra ise davacı şirket tarafından ticaret unvanı olarak kullanıldığı, bu durumun markasal kullanım teşkil etmediği, dava konusu ibarenin davacı tarafından ticaret unvanı olarak kullanıldığı, bu anlamda 556 sayılı KHK’nın 8/3 maddesinin uygulanma imkanının bulunmadığı, davacının, şirketin amacıyla aynı nitelikte olan 37 ve 42. sınıf hizmetler üzerinde “ALTINOK” ibaresinin marka olarak tescilini engelleme hakkının olduğu ancak davalının 37. sınıf hizmetler yönünden 2000/02905 sayılı “ALTINOK” ibareli önceki markasından kaynaklı müktesep hakkının bulunduğu, 42. sınıf hizmetler bakımından ise davacının sessiz kalma yoluyla uğradığı hak kaybı sebebiyle davalı markasının tesciline engel olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacı vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve ön inceleme tutanağının 4. bendinde davacı tarafa verilen 2 haftalık kesin süre içerisinde dosyaya sunulmayan katalogların delil olarak değerlendirilemeyecek olmasına göre, davacı vekilinin HUMK 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin karar düzeltme isteğinin HUMK 442. maddesi gereğince REDDİNE, aşağıda yazılı bakiye 31,10 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 520,95 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacıdan alınarak Hazine’ye gelir kaydedilmesine, 03.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.