YARGITAY KARARI
DAİRE : 2. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/22272
KARAR NO : 2020/14866
KARAR TARİHİ : 08.12.2020
Hırsızlık suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 35/2, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2012 tarihli ve 2012/30 esas, 2012/44 sayılı kararının 23/11/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 15/06/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 35/2, 31/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2019 tarihli ve 2019/80 esas, 2019/184 sayılı kararı aleyhine Yüksek Adalet Bakanlığınca verilen 30/04/2020 gün ve 3001-2020 sayılı kanun yararına bozma talebine dayanılarak dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 21/05/2020 gün ve 2020/46509 sayılı tebliğnamesiyle dairemize gönderilmekle okundu.
Kanun yararına bozma isteyen tebliğnamede;
Nitelikli hırsızlığa teşebbüs suçundan suça sürüklenen çocuk …’in, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 35/2, 31/2 ve 62. maddeleri gereğince 2 ay 27 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 3 yıl denetim süresine tabi tutulmasına dair … Asliye Ceza Mahkemesinin 15/10/2012 tarihli ve 2012/30 esas, 2012/44 sayılı kararının 23/11/2012 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 15/06/2014 tarihinde işlediği kasıtlı suçtan mahkum olduğunun ihbar edilmesi üzerine hükmün açıklanmasına ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/1-b, 143/1, 35/2, 31/2, 62, 50/1-a ve 52. maddeleri gereğince 1.740,00 Türk lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin … Asliye Ceza Mahkemesinin 18/06/2019 tarihli ve 2019/80 esas, 2019/184 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.
Dosya kapsamına göre, kayden 15/01/1998 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği 01/06/2012 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılmakla; anılan Mahkemesince hükme esas alınan 05/06/2012 tarihli Çocuk Hastalıkları Hastanesinin raporunda “İşlediği iddia edilen fiilin suç tarihi itibariyle hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ancak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiği” şeklindeki raporun kendi içerisindeki çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle üzerine atılı fiilinin hukukî anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinde önemli derecede azalma olup olmadığı konusunda rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunmuştur.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Dosya kapsamına göre, kayden 15/01/1998 doğumlu olan suça sürüklenen çocuğun, suçun işlendiği 01/06/2012 tarihinde 12-15 yaş grubunda bulunduğu anlaşılmakla; mahkemece hükme esas alınan 05/06/2012 tarihli Çocuk Hastalıkları Hastanesinin raporunda “İşlediği iddia edilen fiilin suç tarihi itibarıyla hukuki anlam ve sonuçlarını algılayamadığı ancak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin geliştiği” belirtilen rapordaki çelişkinin giderilmesi bakımından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 31/2. maddesi uyarınca Adli Tıp Kurumu ilgili İhtisas dairesi veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesinden suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibarıyla üzerine atılı fiilin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğine ilişkin rapor alınmak suretiyle hüküm kurulması gerektiği gözetilmediğinden (…) Asliye Ceza Mahkemesinden verilip kesinleşen 18.06.2019 tarihli, 2019/80 esas ve 2019/184 karar sayılı kararın, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası uyarınca BOZULMASINA, aynı maddenin 4. fıkra (b) bendi uyarınca sonraki işlemlerin yerel mahkemece yerine getirilmesine, 08/12/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.