YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/6601
KARAR NO : 2020/7390
KARAR TARİHİ : 19.11.2020
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Ecrimisil
Taraflar arasında görülen ve yukarıda açıklanan davada yapılan yargılama sonunda Mahkemece, davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiş olup, hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece dosya incelendi, gereği düşünüldü.
KARAR
Davacı vekili, tarafların 1/2’şer oranda davalı ile paydaş olduğu dava konusu taşınmazı davalının kullandığını, keşide edilen ihtarnameyle geriye dönük 5 yıl için 15.000 TL ecrimisil talep edildiğini ancak davalının ödemede bulunmadığını ileri sürerek fazlaya dair haklar saklı kalmak kaydıyla 15.000 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiştir. Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; paydaşlar arası ecrimisil istemine ilişkindir.
1.Dosya muhtevasına, dava evrakı ile yargılama tutanakları münderecatına, mevcut deliller Mahkemece takdir edilerek karar verildiğine ve takdirde bir isabetsizlik bulunmadığına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, dava konusu 19 no’lu bağımsız bölüme tarafların yarı yarıya paydaş olduğu, davacı yanın davalıya … 2.Noterliğinin 30 Ekim 2013 tarihli ve 2013/19125 yevmiye numaralı ihtarnameyle ecrimisil ödemesi hususunda ihtarda bulunduğu ve 7 günlük bir süre tanıdığı, ihtarnamenin davalıya 6 Kasım 2013 tarihinde tebliğ edildiği, mahkemece ihtarname tebliğiyle intifadan men olgusunun gerçekleşmiş olması nedeniyle davacının, taşınmazda paydaş olan davalı taraftan ecrimisil talep edebileceğinin belirtildiği, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2014 yılı için taşınmazın aylık ecrimisil bedelinin 550 TL olduğunun tespit edilmiş olduğu, mahkemece, intifadan men olgusunun gerçekleştiği ihtarname tebliğiyle dava tarihi arası dönem için, davanın 3.200 TL ecrimisil bedeli üzerinden davanın kabul edildiği sabittir.
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir.
Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmazlar yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 tarihli ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Somut olayda, hükme esas alınan bilirkişi raporunda 2014 yılı için ecrimisil bedelinin aylık 550 TL, günlük 18 TL olarak hesaplanmış olmasına, mahkemece ihtarname tebliğ tarihinden itibaren verilen 7 günlük mühlet olan 13.11.2013 tarihi ile dava tarihi olan 20.05.2014 arası dönem için, yani yaklaşık 188 günlük süre için taşınmazın tümü için dahi ancak 3.384 TL ecrimisil bedeline karar verilebilecekken, taşınmazda 1/2 oranında paydaş olan davacı lehine 3.200 TL ecrimisile hükmedilmiş olması doğru olmamıştır.
SONUÇ: Yukarıda (2) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne, usul ve yasaya aykırı olan hükmün 6100 sayılı HMK’nin Geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’un 428. maddesi uyarınca BOZULMASINA, (1) no’lu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine , HUMK’un 440/1. maddesi gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 15 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine , peşin harcın istek halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2020 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.