Yargıtay Kararı 19. Ceza Dairesi 2020/3762 E. 2021/1948 K. 23.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 19. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/3762
KARAR NO : 2021/1948
KARAR TARİHİ : 23.02.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : 6831 Sayılı Kanuna Aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle; başvurunun süresi, kararın niteliği ve suç tarihine göre dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.
Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede:
Orman İşletme Müdürlüğünün 09.04.2012 tarihli yazısı ile, sanık hakkında 09.03.2012 tarihinde tutulan tutanak ile yalnızca 941 m2 orman alanında geçekleştirdiği açma eylemi açısından işlem yapıldığı ancak sanığın yaklaşık 4000 m2 orman alanını tarım arazisine dönüştürmüş olduğunun tespit edilmesi nedeniyle kalan yaklaşık 3050 m2 alan açısından da suç tutanağı düzenlenmesi gerektiğinin bildirildiği, bu yazı üzerine sanık hakkında 13.04.2012 tarihinde kalan 3050 m2 lik alanda gerçekleştirdiği işgal ve faydalanma eylemi nedeniyle de tutanak düzenlendiği anlaşılmakla; sanığın ilk tutanağın düzenlendiği 09.03.2012 tarihi itibariyle suça konu 4000 m2 lik orman alanını tarım arazisine dönüştürdüğünün anlaşılması karşısında; sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93/1-2. maddeleri gereğince tek bir mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken; düzenlenen suç tutanakları esas alınarak iki ayrı mahkumiyet kararı verilmesi,
Kabule göre de;
1-Sanık hakkında 13.04.2012 tarihli suç tutanağı ile tespit edilen işgal ve faydalanma eylemi nedeniyle 6831 sayılı kanunun 93/1. maddesi uyarınca kurulan mahkumiyet hükmü açısından;
Dairemizin 28.09.2020 tarihli 2020/1515 E. 2020/11589 K. sayılı kararında gerekçeleri belirtildiği üzere;
Basit yargılama usulüne dair esasları düzenleyen CMK’nin 251/3. maddesinin sadece bir usul hükmü olmadığı, aynı zamanda maddi ceza hukukuna dair bir hüküm olduğu, bu nedenle basit yargılama usulünün yürürlük tarihini gösteren Geçici 5/(1)-d. maddesinde yazılı “hükme bağlanmış veya kesinleşmiş dosyalar yönünden” kısmının Anayasa ve uluslararası sözleşme metinlerinde düzenlenen “suç ve cezaların kanuniliği” ve “lehe kanun” ilkelerine aykırı olduğu, Anayasa’ya ve tarafı olduğumuz temel haklara dair uluslararası sözleşmelere (ve özellikle AİHS’ye) aykırı bu durumun Yüksek Yargıtay tarafından dikkate alınması gerektiği anlaşılmakla,
Mahkemece sanık lehine sonuç doğurabilecek nitelikteki “basit yargılama usulünün” uygulanma şartları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,
2-Sanık hakkında 6831 sayılı Kanun’un 93/1. maddesine göre belirlenen 6 ay hapis cezasının aynı Kanun’un 93/2. maddesi gereği bir kat artırılması ile cezanın 12 ay hapis cezası yerine 1 yıl hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle fazla ceza tayini,
Bozmayı gerektirmiş ve sanığın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden tebliğnameye uygun olarak HÜKMÜN 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 23/02/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.