YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16197
KARAR NO : 2012/25316
KARAR TARİHİ : 12.11.2012
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki işçi alacağı davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.
KARAR
Davacı, davalı şirkete ait işyerinde 01.01.2007 tarihinden 16.01.2011 tarihine kadar bir fiil aralıksız işçi olarak tavuk bakıcılığı yaptığını sözleşmesinin haksız feshedildiğini, yasalardan doğan haklarının verilmediğini ileri sürerek kıdem tazminatı ,ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal … ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti olmak üzere toplam 1.000 TL alacağının fesih tarihinden en yüksek faizi ile tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının tüm haklarının ödendiğini işe gelmemesi üzerine haklı olarak sözleşmesinin feshedildiğini açılana davanın yersiz olduğunu belirterek davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davacının davalının işyerinde çalıştığı ve sözleşmesinin haksız olarak feshedildiğinin bilirkişi raporu ve tanık beyanları ile sabit olduğu talep edilen alacaklara hak kazandığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş; hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandıgı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına gore davalının sair temyiz itirazlarının reddi gerekir
2-Davacının, davalıya ait işyerinde çalıştığı, aralarında yazılı bir sözleşme olmadığı ve davacının iş kanununa tabii olmadığı davacının Borçlar Kanunu hükümlerine göre hizmet verdiği uyuşmazlık konusu değildir.Davacı
işyerinde çalışırken sözleşmesinin haksız feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti ile yıllık izin ücreti, ulusal … ve genel tatil ücreti ve hafta tatili ücreti alacaklarının verilmesini istemiştir. Taraflar arasındaki hukuki ilişki iş kanunun kapsamı dışında olan borçlar kanunu hükümlerine tabii olan bir hizmet ilişkisinden kaynaklanmadığından olayda iş kanununun uygulanmasına olanak yoktur. Kıdem tazminatı ve izin ücreti iş kanununa tabi sözleşmelerde işçinin yasanın 14. maddesi koşulları oluşması halinde isteyebileceği bir tazminattır. İş kanunu uygulanamayacağından kıdem tazminatı ve izin ücreti istenemez. Yanlar arasında belirsiz süreli hizmet sözleşmesi vardır. Böyle bir sözleşmenin işveren tarafından feshi halinde 24.6.1959 günlü E/32-K/26 sayılı içtihadı birleştirme kararında benimsendiği gibi davacı B.K. nun 313 ve devamı maddelerine dayanarak talepte bulunabilir. Davacının iş aktinin feshinden dolayı Borçlar Kanununun bu hükümlerine dayanarak tazminat istemeye hakkı vardır. Mahkemece davacının Borçlar Kanununda düzenlenmiş olan tazminat hakları yönünden gerekli araştırma yapılarak sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda birinci bent gereğince davalının sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 151.65 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 12.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.