YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/12722
KARAR NO : 2020/7029
KARAR TARİHİ : 03.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura düzenleme ve kullanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun inanç ve takdiri ile incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1-… Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2013 tarihli iddianamesi ile mütalaa ve vergi suçu raporuna uygun olarak sanık hakkında, 2008,2009,2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenleme ve kullanma suçlarından kamu davası açıldığı, ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 05.03.2002 gün ve 28/179 sayılı kararında açıklandığı üzere her bir takvim yılında sahte fatura kullanma ve düzenleme suçlarının birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her takvim yılı için düzenleme ve kullanma suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeyerek, temyize konu kararın gerekçesinde sanığın 2008,2009,2010 ve 2011 takvim yıllarında sahte fatura düzenlediği ve bu şekilde vergi usul kanununa muhalefet suçunu işlediği kabul edilmesine karşın, hüküm bölümünde sahte fatura düzenlediği ve kullandığı denilmek suretiyle gerekçe ile hüküm arasında çelişkiye neden olunması ve eksik ceza tayini,
2-iddianamede sevk maddesi olarak TCK’nin 43/1. madddesinin gösterilmediği halde sanığa ek savunma hakkı tanınmadan TCK’nin 43. maddesinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilmesi,
3-Hükmün 1 nolu bendinde 3 yıl 4 ay 18 gün hapis cezası yerine 2 yıl 16 ay 18 gün, 3 nolu bendinde 3 yıl 2 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 14 ay 15 gün, 4 nolu bendinde 3 yıl 3 ay 17 gün hapis yerine 2 yıl 15 ay 17 gün hapis cezasına hükmolunmak suretiyle eksik ceza tayini,
4-5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz olmadığından sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 03.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.