Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/16373 E. 2012/26145 K. 21.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/16373
KARAR NO : 2012/26145
KARAR TARİHİ : 21.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki muarazanın men’i davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR
Davacı, eczacı olduğunu, davalı SGK tarafından eczanesinde yapılan denetimde sonucunda 26.10.2009 tarih ve 12957856 sayılı yazı ile haksız olarak 1 yıl süre ile sözleşmesinin feshedildiğini ileri sürerek sözleşmenin feshine ve para cezasına ilişkin işlemin iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş; verilen hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dava, davalı tarafından Eczacılar Birliği ile akdedilen 2009 protokolü gereği davacı eczacıya uygulanan fesih ve para cezasının iptali istemine ilişkindir. Davalı tarafça tutulan tutanaklar, denetim raporları ve tüm dosya kapsamından, davacı tanığı olarak mahkemede dinlenen Hatice Peltek’ in, 31.07.2009 tarihinde davalı kuruma bizzat giderek “saat 10:30 sıralarında eşi Vahit Petek hakkında hastanede yapılan muayene sonucunda reçete yazıldığı, hastane bahçesine çıktıklarında 10-12 yaşlarında tanımadıkları bir çocuğun reçeteyi ızrar ederek ellerinden alıp gittiği, hangi eczaneye gittiği ve reçetenin nerede olduğunu bilmediği ve mağduriyetinin giderilmesi” yönünde beyanda bulunması üzerine davalı kurumun provizyon sistemi sayesinde reçetenin davacıya ait eczanede işleme alındığının görüldüğü ve davacıya ait eczanede denetim yapıldığı ve denetim sırasında davacı eczacının, reçeteyi çalışanının 10 -12 yaşlarındaki küçük kardeşinin eczaneye getirdiği ve hastanın beklediğini
söylediği ancak bilgisi ve talimatının olmadığını beyan ettiği ve davalı tarafından protokolün 6.3.24. maddesine göre işlem yapıldığı, anlaşılmaktadır. Ayrıca yapılan denetimde protokolün 6.3.7 ve 6.3.10. maddelerine aykırılıklarında tespit edilmesi üzerine bu maddelere göre de işlem yapıldığı ancak sonraki yıllarda yapılan protokolde bu maddelerde öngörülen cezaların kaldırıldığı mahkemece kabul edilmiştir. Bu hususta davalının da temyiz talebi bulunmamaktadır. Davalı tarafından Hatice Peltek’ in şikayeti üzerine yapılan işlemler ve denetim sonucunda protokolün 6.3.24. maddesine göre yapılan işlemle ilgili olarak yargılama sırasında davacı tanığı olarak dinlenen Hatice Peltek’ in, “eşinin tesadüfen reçeteyi davacının eczanesine götürdüğü, sistemin çalışmaması nedeniyle beklemelerinin söylendiği sonrasında da reçetenin kaybolduğunu doktorun yeniden yazması gerektiğinin söylendiği ancak doktorun yeniden yazmayı kabul etmemesi ve ancak şikayet etmesi halinde bulunacağını söylemesi üzerine şikayet ettiği sonrasında eşinin reçetenin bulunduğunu ve ilaçlarını verildiğini söylediği, soruşturmada ki ifadesinin yanlış anlaşıldığı” yönündeki beyanı hayatın olağan akışına aykırıdır. O halde mahkemece, davacının protokolün 6.3.24. maddesine aykırı davrandığının kabulü ile bu yöne ilişkin talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yanlış gerekçe ile bu yöndeki talebin kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
2-Kabule göre de; davalının harçtan muaf tutulması gerekirken harçtan sorumlu tutulması usul ve yasaya aykırı olup, bozmayı gerektirir.
SONUÇ:Yukarıda 1. ve 2. bentte açıklanan nedenlerle hükmün davalı yararına BOZULMASINA, HUMK’nun 440/1 maddesi uyarınca tebliğden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 26.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.