Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2019/905 E. 2019/3195 K. 26.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/905
KARAR NO : 2019/3195
KARAR TARİHİ : 26.03.2019

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi

KARAR

Dava, asıl dosya davacısı …’ın babası, birleşen dosya davacısı …’ın ise eşi 20.10.1934 doğumlu …’ın vesayet altına alınması istemine ilişkin olup, asıl dosya yönünden malvarlığını kötü yönetme iddiasının araştırılması, birleşen dosya yönünden ise duruşma açılması yönünde mahkeme kararlarının Yargıtay tarafından ayrı ayrı bozulması üzerine birleştirilen her iki dosya yönünden de …’a yasal danışman atanmasına karar verilmiş, kısıtlanması istenilen vekilince taşınmazlar üzerindeki ihtiyati tedbirin kaldırılması istemi ise mahkemece ek karar ile reddedilmesi üzerine yasal danışman atanmasına dair karar, asıl ve birleşen dosya davacı vekillerince, ihtiyati tedbirin kaldırılması talebinin reddine dair ek karar ise kısıtlanması istenilen vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1. Asıl ve birleşen dosya davacı vekillerinin temyizi yönünden;
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 103/1-b maddesi uyarınca vesayet davaları adli tatilde görülecek dava ve işlerden olduğundan, bu davalara ilişkin kararların tebliğinde ve sürelerin hesabında 104. madde uygulanamaz. Mahkeme kararı davacı … vekiline 20.07.2018 tarihinde; davacı … vekiline ise 19.07.2018 tarihinde tebliğ edilmiş olup, mahkeme kararı davacı … vekili tarafından 08.09.2018 tarihinde; davacı … vekili tarafından ise 06.08.2018 tarihinde temyiz edilmiştir. Bu durumda, HUMK’un 437. maddesi hükmünde öngörülen 8 günlük temyiz süresi geçmiş bulunduğundan 01.06.1990 tarihli ve 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca her iki davacı vekili yönünden de temyiz isteminin reddine,
2. Kısıtlanması istenilen vekilinin ek karara yönelik temyiz istemi yönünden;
Türk Medeni Kanunu’nun 396. maddesinde, vesayet organlarının vesayet daireleri ile vasi ve kayyımlar, 397. maddesinde de kamu vesayetinin vesayet makamı ve denetim makamından oluşan vesayet daireleri tarafından yürütüleceği, vesayet makamının sulh hukuk mahkemesi, denetim makamı ise asliye hukuk mahkemesi olduğu hükme bağlanmış olup; kanun koyucu kamu vesayetinde vesayet organı vasiler ile vesayet daireleri sulh ve asliye mahkemesi arasında 461. maddede bir hiyerarşi kurarak, vesayet makamı sulh hukuk mahkemesinin vasinin eylem ve işlemlerine karşı, denetim makamı asliye hukuk mahkemesinin de sulh hukuk mahkemesinin kararlarına karşı şikayet ve itiraz merci olduğu belirlenmiş; 488. maddesinde ise, ilgililerin vesayet makamının vesayetin idaresiyle ilgili olarak aldığı kararlara karşı tebliğinden itibaren on gün içinde itiraz edebileceği, denetim makamının gerektiğinde duruşma da yaparak bu itirazı kesin olarak karara bağlayacağı, bu bakımdan vesayet makamının vesayetin idaresiyle ilgili olarak aldığı kararların temyizi kabil kararlardan olmadığı anlaşıldığından, istem konusunda denetim makamınca bir karar verilmek üzere dosyanın mahkemesine iadesine,
Karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan gerekçe ile asıl ve birleşen dosya davacılar vekilinin temyiz dilekçelerinin SÜREDEN REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan gerekçe ile de kısıtlanması istenilen vekilinin temyiz istemi yönünden dosyanın MAHKEMESİNE İADESİNE, HUMK’un 440/III-1, 2, 3 ve 4. bentleri gereğince ilama karşı karar düzeltme yolu kapalı bulunduğuna, 26.03.2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.