Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2017/2111 E. 2020/2829 K. 18.06.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2111
KARAR NO : 2020/2829
KARAR TARİHİ : 18.06.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: GAİPLİK-TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen gaiplik, tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın açılmamış sayılmasına ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR-
Dava, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 588. maddesinden kaynaklanan gaiplik, tapu iptali ve tescil isteklerine ilişkindir.Davacı vekili, … ve …Vakfından 2723 ada 14 parsel sayılı kargir dükkan nitelikli taşınmaz paydaşlarından …oğlu …’nın, mahallinde yapılan araştırmalara rağmen etraftan tanınmadığı ve uzun zamandır bulunamadığını ileri sürerek, çekişmeli taşınmazın vakıf emlakinden olması sebebiyle taşınmazdaki gaip kişiye ait payın, 5737 sayılı Kanunun 17. maddesi gereğince iptali ile hazine adına tescilini istemiştir.Davalı, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, yasal süre içinde yenilenmeyen davanın HMK 150.maddesi gereğince açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden, davacı Hazine tarafından hasımsız olarak 21.000,00 TL değer gösterilerek eldeki davanın açıldığı, mahkemece gaip olduğu ileri sürülen kişiye kayyım atatmak üzere davacıya süre verildiği, …4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2015/78 Esas 2015/961 Karar sayılı ilamı ile mal müdürünün kayyım atandığı, kayyımın davaya dahil edilerek yargılamaya devam edildiği ancak davacı tarafından takipsiz bırakılan davanın işlemden kaldırılmasının ardından, HMK’nın 150. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verildiği, karar başlığında kayyımın davalı olarak gösterilmediği gibi davalı yararına vekalet ücreti verilmediği anlaşılmaktadır.Hemen belirtilmelidir ki; eldeki davanın hasımsız olarak görülmesi mümkün olmadığından, mahkemece gaip olduğu ileri sürülen kişilere kayyım atanmasının ardından kayyımın davaya dahil edilmek suretiyle taraf teşkili sağlanmış olmasında bir isabetsizlik yoktur.Ne var ki; kayyımın karar başlığında davalı olarak yer alması ve davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesinden ötürü lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiği de kuşkusuzdur.Hal böyle olunca, davalı yararına AAÜT uyarınca vekalet ücretine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalı kayyımın yerinde görülen temyiz itirazının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 18.06.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.