Yargıtay Kararı 10. Ceza Dairesi 2020/16568 E. 2020/8476 K. 02.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 10. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/16568
KARAR NO : 2020/8476
KARAR TARİHİ : 02.12.2020

Mahkeme : BAKIRKÖY (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesi
Suç : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma
Hüküm : Mahkûmiyet
…,…

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Sanık hakkında Bakırköy (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesince 14/12/2012 tarih, 2011/1396 esas ve 2012/869 karar ile Tedavi ve Denetimli Serbestlik Tedbiri uygulanmasına karar verildiği, belirtilen kararın infazına Bakırköy Denetimli Serbestlik Şube Müdürlüğü’nün 2013/185 ÇDS sayılı dosyası üzerinden 26/02/2013 tarihinde başlanıldığı ve 23/08/2013 tarihli İnfaz İşlemleri Değerlendirme Komisyonu Kararı ile kaydının kapatılmasına karar verildiği, Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 06/01/2014 tarihli yazısısıyla sanığın tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine uymadığı belirtilerek evrakların mahkemesine iade edilmesi üzerine Bakırköy (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesi’nin 2014/13 esas sayılı dosyası ile yargılamaya devam olunduğu, sanık müdafiine duruşma günü ve saatini içerir davetiyenin … sayılı adrese tebliğe çıkarıldığı, “Dağıtım alanında böyle bir adres yoktur” şerhi ile tebliğ evrakının merciine iade edildiği, sanık müdafiine yeniden usulüne uygun tebligat yapılmadığı, sanığın on sekiz yaşını ikmal ettiği 03/04/2014 tarihli celsede müdafiinin usulüne uygun davetiyeye rağmen hazır olmadığı ve müdafii zorunluluğunun kalktığı belirtilerek devam eden yargılamada sanığın yokluğunda verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair Bakırköy (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih, 2014/13 esas, 2014/340 sayılı gerekçeli kararın sanığın MERNİS adresine doğrudan Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesi kapsamında çıkarılarak tebligatın muhtara teslim edilmesi suretiyle tebliğ işleminin tamamlanmış olduğu anlaşılmış olup;
7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10/2. madde ve fıkrasının, “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi, bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır.” hükmü ile gerçek kişilere yapılacak tebligat ile ilgili olarak iki aşamalı bir yöntem benimsenmiş olması karşısında, öncelikle bilinen en son adres (bilinen bir adres yoksa ya da bilinen en son adres ile adres kayıt sistemindeki adres aynı ise MERNİS adresi olduğu ./..
belirtilmeksizin adres kayıt sistemindeki adres) esas alınarak, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 21/1. maddesine göre normal tebligat çıkarılıp, çıkarılan tebligatın bila tebliğ iade edilmesi halinde, aynı kanunun 21/2. maddesi uyarınca adres kayıt sistemindeki adres bilinen en son adres olarak kabul edilerek, merci tarafından tebligata 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 23/1-8 ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 16/2. maddesi hükümlerine göre, “Tebligat çıkarılan adres muhatabın adres kayıt sistemindeki adresi olduğundan, tebliğ imkansızlığı durumunda, tebligatın, Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre bu adrese yapılması” gerektiğine dair şerh düşülerek tebliğ işlemlerinin tamamlanması gerektiği, muhatabın en son beyan ettiği adresine yapılmayan tebligatın usulsüz olduğu ve Bakırköy (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarihli kararın kesinleşmediği buna bağlı olarak Mahkemenin daha sonra yapmış olduğu işlemlerin hukuki değerden yoksun olduğu anlaşıldığından, sanığın 28/12/2015 tarihli, müdafiinin ise 24/12/2015 tarihli temyiz dilekçelerinin Bakırköy (Kapatılan) 5. Çocuk Mahkemesi’nin 03/04/2014 tarih, 2014/13 esas ve 2014/340 karar sayılı hükmün açıklanılmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik itiraz dilekçesi niteliğinde olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
Sanık hakkında 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi uyarınca verilen, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararın, aynı maddenin 12. fıkrasına göre temyizi mümkün olmayıp, itiraza tabi olması nedeniyle, sanığın bu konudaki temyiz isteği itiraz olarak kabul edilerek merciince karar verilmek üzere, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE, 02/12/2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.