Yargıtay Kararı 13. Hukuk Dairesi 2012/24574 E. 2012/25524 K. 14.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/24574
KARAR NO : 2012/25524
KARAR TARİHİ : 14.11.2012

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı mahkemenin görevsizliğine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı avukatınca temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü.

KARAR

Davacı, davalı kurum ile aralarında … hizmeti satın alma konusunda bir sözleşme imzaladıklarını, sözleşmeden doğan yükümlülüklerini yerine getirdiğini, buna rağmen davalının ilaçsız stent ücretini kuruma fazladan fatura ederek haksız kazanç sağladıklarından bahisle hastane tarafından kurumdan fazladan tahsil edilen toplam 179.895,13 TL nın alacaklarından mahsup edileceğinin davalı kurumca bildirildiğini ileri sürerek, talep edilen 179.895,13 TL’dan borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu sözleşmenin imza yeri … olduğundan … mahkemelerinin yetkili olduğu hususunda yetki itirazında bulunmuş, davanın esastan da reddini dilemiştir.
Mahkemece, 6100 sayılı HMK’nın 17. maddesine göre tacirler veya kamu tüzel kişilerinin aralarında doğmuş veya doğabilecek bir uyuşmazlık hakkında bir veya birden fazla mahkemeyi yetkili kılabilecekleri ve taraflarca aksi kararlaştırılmadıkça davanın sadece sözleşmeyle belirlenen mahkemelerde açılabileceği, eldeki davada taraflar arasında imzalanan 01.07.2007 tarihli … hizmeti satın alma sözleşmesinin 8. maddesinde sözleşmenin uygulanmasından doğan anlaşmazlıklarda … Mahkemelerinin yetkili olduğunun kabul edildiği gerekçesiyle yetkisizlik kararı verilmiş; hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Taraflar arasında akdedilen sözleşme tarihi 15.06.2007 olup, sözleşme tarihi itibariyle henüz 6100 sayılı HMK yürürlüğe girmemiştir. Sözleşme HUMK hükümleri yürürlükteyken imzalandığına göre, yetki konusunun da bu çerçevede çözümlenmesi gerekmektedir. HUMK’un 9. maddesi gereğince bir davada genel yetkili mahkeme, davalının ikametgâhının bulunduğu yer mahkemesidir. Aynı Kanunun 10. maddesinde sözleşmeden doğan davalar için, sözleşmenin ifa edildiği veya davalı yada vekilinin dava tarihinde orada bulunması kaydıyla, sözleşmenin yapıldığı yer mahkemesinin de yetkili olduğu belirtilmiştir ki bu da özel yetkiye ilişkin bir düzenlemedir. Öte yandan yine aynı Kanunun 22. maddesinde tarafların yetki sözleşmesi yapmak suretiyle yetkili olmayan bir mahkemenin yetkisini kabul edebilecekleri de belirtilmiştir. Tarafların sözleşmede yetkili mahkemeyi karalaştırmış olmaları, genel ve özel yetkili bulunan mahkemelerin yetkilerini kaldırmaz. Dolayısıyla dava, davacının seçimine göre, genel veya özel yetkili mahkemede de açılabilir. (Bkz. HGK. 5.11.2003, 2003/13-640-627 sayılı kararı)
Somut olayda dava, davacı şirket ile davalı kurum arasında imzalanmış olan, … hizmeti satın alma sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, davacının sahibi olduğu hastane Gaziosmanpaşa’da bulunduğundan, HUMK’nun 10. maddesi gereğince, sözleşmenin ifa edildiği yer Gaziosmanpaşa’dır. Dolayısıyla davacı şirkete ait hastanenin bulunduğu yer mahkemesi olan Gaziosmanpaşa Asliye Hukuk Mahkemesi davaya bakma yetkisine sahiptir. O halde mahkemece davanın yetkili mahkemede açıldığı gözetilerek işin esası incelenip, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde yetkisizlik kararı verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz edilen hükmün temyiz eden davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan 21.15 TL temyiz harcın istek halinde iadesine, HUMK’nun 440/III-2 maddesi uyarınca karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 14.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.