YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/19195
KARAR NO : 2012/26358
KARAR TARİHİ : 22.11.2012
1-…, 2-…, 3-…, 4-…, 5-…, 6-…, 7-…, 8-… vekili avukat … ile … vekili avukat … aralarındaki dava hakkında …. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 26.7.2011 tarih ve 111-211 sayılı hükmün Dairenin 4.4.2012 tarih ve 4495-9101 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davacılar avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacılar, davalının murisleri … Akıllı’dan aldığı vekaletname ile muristen habersiz olarak adına kayıtlı olan taşınmazları üçüncü kişilere sattığını, bu satışlardan aldığı parayı murise vermediği gibi mirasçılarına da vermediğini ileri sürerek satış tarihi itibariyle bedelinin fazlası saklı kalmak kaydıyla 7.100.00 TL.nin tahsiline karar verilmesini istemiş, 20.1.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle davalının murisin oğlu olduğunu, davayı muris muvazaasası olarak ıslah ettiklerini, taşınmazların dava tarihinden değerinin tespitiyle fazlası saklı kalmak kaydıyla 7.000 TL.nin hisseleri dikkate alınarak dava tarihinden itibaren davalıdan tahsiline karar verilmesini dilemişlerdir.
Davalı, davanın reddine karar verilmesini dilemiştir.
Mahkemece, uyuşmazlığın vekalet görevinin kötüye kullanılmasından kaynaklanıp, (5) yıllık zamanaşımı dolduğundan bahisle davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiş, Dairemizce onanmış, davacılar bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuşlardır.
Davacılar, dava açarken Borçlar Kanununun vekalete ilişkin hükümlerine dayanmış ve davalının vekil olarak hesap vermekle yükümlü olduğunu ileri sürerek dava açmıştır. Ne var ki, 20.1.2010 tarihli ıslah dilekçesiyle bu kez muris muvazaasına dayanmışlar ve taşınmazların dava tarihindeki değerini istemişlerdir. Burada hakların telahukku (yarışması)
söz konusu olup, davacılar dava açarken murise tebaen vekalet hükümlerine dayanmaktayken, ıslah dilekçesiyle bu kez muris muvazaasına dayanmışlardır. Nitekim, hakların telahukkunun (yarışmasının) söz konusu olabilmesi için aynı isteğin iki ayrı hükme göre de haklı görülmesi şarttır. Hakların yarışmasında tek bir davaya dayanılmakta olup, davanın tek bir talep neticesi vardır. Ancak, tek bir talep neticesini haklı gösteren hukuki sebepler birden fazladır.
Somut olayda da, mahkemece davacıların 20.1.2010 tarihli ıslah dilekçesi nazara alınmadan davanın dayanağının vekalet akdinden kaynaklandığından bahisle (5) yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gözetilerek reddedilmişsede, az yukarıda açıklanan nedenlerle davanın ıslah edilip “muris muvaazasına” dayanıldığı, bu durumda davalının ıslah dilekçesine yönelik bir zamanaşımı def’ide bulunmadığı gibi, mirasçılar arasında zamanaşımı da işlemeyeceğinden, mahkemece, ıslah dilekçesi nazara alınarak taraf delilleri toplanıp hasıl olacak sonuca uygun karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir. Kararın bu gerekçeyle bozulması gerekirken sehven onandığı anlaşılmakla, Dairemizin 4.4.2012 gün 2012/4495-2012/9101 sayılı onama ilamı kaldırılarak kararın açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacıların karar düzeltme istemlerinin kabulü ile Dairemizin 4.4.2012 gün ve 2012/4495 esas ve 2012/9101 karar sayılı onama kararının kaldırılarak kararın BOZULMASINA, peşin alınan 43.90 TL harcın istek halinde iadesine, 21.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.