YARGITAY KARARI
DAİRE : 9. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/587
KARAR NO : 2021/1
KARAR TARİHİ : 12.01.2021
Mahkemesi :Asliye Ceza Mahkemesi
Suç : Görevi Kötüye Kullanmak
Hüküm : Mahkumiyet
Dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanığın savunmasında bildirdiği ve bilinen en son adresinin aynı zamanda mernis adresi olduğu, yokluğunda verilen gerekçeli kararın sanık adına mernis adresine tebliğe çıkartıldığı ve tebliğ imkansızlığı nedeniyle muhtara tebliğ edildiği görülmüş olup, 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 10. maddesine 11/01/2011 tarih ve 6099 sayılı Kanun’un 3. maddesi ile eklenen “Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresi bilinen en son adresi olarak kabul edilir ve tebligat buraya yapılır” hükmü nazara alındığında, sanığın aynı zamanda MERNİS adresi de olan ve kovuşturma aşamasındaki savunmasında bildirdiği adrese öncelikle Tebligat Kanunu’nun 10. ve 21/1. maddelerine uygun tebligat çıkartılarak tebliğ yapılamaması halinde aynı adrese “MERNİS” ibareli tebligat çıkartılması gerekirken doğrudan sanığın MERNİS adresine Tebligat Kanunu’nun 21/2. maddesine göre yapılan gerekçeli karar tebligatının usulsüz olduğu anlaşılmakla, sanığın süresinde ve geçerli bir temyiz talebinde bulunduğu kabul edilerek, temyiz talebinin reddine ilişkin 27/01/2016 tarih, 2015/635 Esas, 2015/1085 Karar sayılı ek kararın kaldırılmasına karar verilerek yapılan incelemede;
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine; ancak,
Hükümden önce 19/12/2010 tarihinde yürürlüğe giren 6086 sayılı Kanunun 1. maddesi ile TCK’nın 257. maddesinde değişiklik yapılması ve aynı Yasanın 7/2. madde ve fıkra hükümleri karşısında; anılan Kanun ve madde hükmünün değişiklikten önceki ve sonraki hallerine göre denetime elverişli olacak biçimde lehe yasa karşılaştırması yapılıp sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin nazara alınmaması,
Suçun TCK’nın 53/1-a maddesindeki yetkinin kötüye kullanılması suretiyle işlendiği kabul
edilmesine rağmen sanık hakkında aynı Yasanın 53/5. maddesinin uygulanmaması,
Kanuna aykırı, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi de gözetilerek CMUK’nın 321 ve 326/son maddeleri uyarınca hükmün BOZULMASINA, 12/01/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.