Yargıtay Kararı 8. Hukuk Dairesi 2012/9657 E. 2012/10862 K. 20.11.2012 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 8. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/9657
KARAR NO : 2012/10862
KARAR TARİHİ : 20.11.2012

MAHKEMESİ :İcra Hukuk Mahkemesi
DAVA TÜRÜ : Şikayet

Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki davalı tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü:

K A R A R

HMK.nun 367/2.maddesi gereğince aile ve şahsın hukuku ile ilgili hükümler kesinleşmedikçe takibe konu edilemez. Ayrıca, boşanma kararının “eklentisi” olan TMK.nun 174.maddesine dayalı maddi tazminat da aynı kurala tabi olup, icra takibine konu edilebilmesi için boşanma hükmünün kesinleşmesi gerekir. Bir başka anlatımla boşanma hükmü kesinleşmiş ise eklentilerin (yoksulluk nafakası, iştirak nafakası, maddi ve manevi tazminat vs.) infaz edilebilmesi için eklentilere ilişkin kararın kesinleşmesi gerekmez.
Somut olayda boşanma hükmü 04.04.2012 tarihinde temyiz edilmeden kesinleşmiş bulunduğundan, boşanmanın feri olan maddi tazminata ilişkin hükmün icraya konulması ve takibi mümkündür. İlamda 20.000 TL. maddi tazminatın hükmün kesinleştiği tarihten itibaren kanuni faizi ile tahsili ise, tazminatın kesinleştiği tarihe kadar faizsiz olarak tahsili talebini engeller nitelikte değildir. Talebin sadece faiz yönünden değerlendirilerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekir.
İİK.nun 33.maddesi gereği ilamlı takiplerde inkar tazminatının yeri olmadığından bu yöne ilişen temyiz itirazları yerinde değildir. Ancak borçlu icra mahkemesine başvurusunda, dayanak ilamın kesinleşmediğinden bahisle takibe konamayacağını iddia etmiş ise de; boşanma hükmü kesinleşmiş olduğundan maddi tazminatın kesinleşmeden takip konusu yapılabileceği gözetilerek mahkemece istemin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde şikayetin kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.
Alacaklı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda açıklanan nedenlerle İİK.nun 366 ve HUMK.nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, taraflarca HUMK.nun 388/4. (HMK m.297/ç) ve İİK.nun 366/3. maddeleri gereğince Yargıtay Daire ilamının tebliğinden itibaren ilama karşı 10 gün içinde karar düzeltme isteğinde bulunulabileceğine 20.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.