YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/6610
KARAR NO : 2020/7265
KARAR TARİHİ : 14.12.2020
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Sahte fatura kullanmak
HÜKÜM : Beraat
A ) Hakkında 2007 ve 2008 takvim yıllarında sahte fatura kullandığı iddiasıyla kamu davası açılan sanığın savunmasında; suçlamayı kabul etmeyerek faturaların sahte olmadığını, gerçek ticari ilişki karşılığında alındığını beyan etmesi karşısında, dosya kapsamında faturaları düzenleyen şirketlerden sadece bir tanesi ile ilgili raporlar ve açılan davanın belgeleri olduğu tespiti ile gerçeğin kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi bakımından,
1- Suça konu olan faturaları düzenleyen şirketler hakkında düzenlenmiş vergi inceleme raporunun ilgili vergi dairesinden getirtilmesi,
2- Aynı şirketler hakkında dava açılıp açılmadığının araştırılması; dava açılmış ise, dosyalarının getirtilerek incelenmesi ve bu davayla ilgili belgelerin onaylı örneklerinin çıkartılarak dosya içine konulması,
3- Faturaları düzenleyen şirketlerin yetkililerinin, CMK’nin 48. maddesi uyarınca çekinme hakları hatırlatılarak tanık sıfatıyla dinlenmesi; kendilerinden, sözü edilen faturaları hangi hukuki ilişkiye dayanarak verdiklerinin sorulması,
4- Faturaların gerçek alım-satım karşılığı olup olmadığının belirlenmesi için;
a) Faturayı düzenleyen şirketlere ait mal ve para akışını gösteren sevk ve taşıma irsaliyelerinin, teslim ve tesellüm belgelerinin, bedelinin ödendiğine ilişkin ticari teamüle uygun ve kanıtlama yeterliliği olan banka hesaplarının ve kasa mevcuduyla uyumlu geçerli belgelerin; faturaları kullanan mükellefe ait yeterli mal girişi veya üretimi olup olmadığına ilişkin belgelerin getirtilmesi,
b) Daha sonra, faturaları düzenleyen şirketler ile kullanan şirketin ticari defterleri ve belgeleri üzerinde karşılıklı bilirkişi incelemesi yaptırılması,
Sonucuna göre tüm deliller birlikte tartışılarak sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken, eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde beraat hükmü kurulması,
B ) Sahte fatura düzenleme suçunda her takvim yılında işlenen suçların birbirinden ayrı ve bağımsız suçları oluşturduğu, her takvim yılı için ayrı hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, sanık hakkında hangi takvim yılından hüküm kurulduğu da belirtilmeksizin tek hüküm kurulması,
Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyizi bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükmün BOZULMASINA, 14.12.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.