Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2020/145 E. 2021/5377 K. 16.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2020/145
KARAR NO : 2021/5377
KARAR TARİHİ : 16.06.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Resmi belgede sahtecilik, özel belgede sahtecilik
HÜKÜM : Mahkumiyet

1-Sanığın … isimli işyerinde yapılan aramada suça konu sahte ve üzerinde “TÜRKİYE CUMHURBAŞKANLIĞI 1997” ibareleri bulunan … numaralı daimi giriş kartı ile sanık adına düzenlenmiş basın kartının ele geçirildiği bu şekilde resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında, sanığın savunmasında emanete alınan Cumhurbaşkanlığı kartının, …’in Cumhurbaşkanı olduğu dönemde bu kartların her yıl için ayrı ayrı verildiğini, her bir kartın farklı renkte olduğunu kartın sahte olmadığını, diğer kartın ise ateş hattı isimli gazete tarafından kendisine verildiğini, söz konusu gazete çalışanlarının kendisini üye yapıp bu kartı verdiklerini beyan ederek suçlamaları kabul etmemesi, iddianamede suça konu belgelerin … isimli işyerinde yapılan aramada ele geçirildiği belirtilmiş ise de; arama kararı ile arama ve el koyma tutanağının dosya arasında bulunmadığının anlaşılması karşısında; arama kararı ile arama ve el koyma tutanağının asılları veya onaylı örneklerinin getirtilip incelenmesi, Türkiye Cumhurbaşkanlığı giriş kartının her yıl için güncellenip güncellenmediği (1997 yılına ait kartın diğer yıllarda kullanılmasının mümkün olup olmadığı) hususunun araştırılması; belgede sahtecilik suçlarında aldatıcılık niteliğinin bulunup bulunmadığının takdiri hakime ait olduğu cihetle, belge asıllarının duruşmaya getirtilip incelenmek suretiyle, özelliklerinin duruşma tutanağına yazılması, aldatıcı nitelikte olup olmadıklarının kararda tartışılması ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik inceleme ve araştırma ile mahkûmiyet hükümleri kurulması,
2- Kabule göre de;
a) Aynı anda ele geçirilen suça konu belgelerin değişik zamanlarda düzenlediğine dair bir tespitin bulunmaması nedeniyle, tek bir resmi belgede sahtecilik suçundan hüküm kurulması gerektiği, ancak birden çok sahte belgenin düzenlenmesi/kullanılması olgusunun 5237 sayılı TCK’nin 61. maddesi uyarınca temel cezanın belirlenmesi sırasında nazara alınabileceği gözetilmeden, özel belgede sahtecilik ve resmi belgede sahtecilik suçlarından ayrı ayrı hüküm kurulması yasaya aykırı,
b)5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin bu sebeplerden dolayı 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 16.06.2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.