Yargıtay Kararı 11. Hukuk Dairesi 2020/5880 E. 2021/4085 K. 26.04.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5880
KARAR NO : 2021/4085
KARAR TARİHİ : 26.04.2021

MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davada Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti’nce verilen 12.03.2018 gün ve 2018/İHK-1623 sayılı karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, saklanmak üzere tevdi edildiği İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiş olup, dosya için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacının müteahhitliğini yaptığı Mecidiyeköy Trump Tower inşaatında, taşeron davadışı Tek-ev İnş Dekorasyon Taah. Ltd. Şti. çalışanı Rekabi İzvermez’in 06.11.2008’de düşerek iş kazası geçirdiğini ve malul kaldığını, bu işçinin iş mahkemesinde davacı şirket ile davadışı Tek-ev’e karşı tazminat davası ikame ettiğini ve mahkemece üst işveren olan davacı ile davadışı alt işverenin müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğuna karar verildiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini, bu ilamın davacı aleyhine takibe konu edildiğini, bu nedenle davacı tarafından icra dosyasına 487.610,21 TL ödeme yapıldığını, ancak davacı şirketin işveren mali sorumluluk poliçesi ile davalı şirket tarafından sigortalandığını, buna dayalı olarak davalı şirkete ihbar yapıldığını, fakat davalı şirketin sadece %30 kusur oranının kendi hisseleleri olan %75’ine tekabül eden 137.140,36 TL’sını ödediğini, davadışı Ergo Sigorta A.Ş’nin ise %25’lik kısmı olan 45.713,45 TL’yi ödediğini, sonuç itibariyle davalının davacıya 228.567,30 TL eksik ödeme yaptığını belirterek davalı şirket tarafından eksik ödenen 228.567,30 TL’nin ödeme tarihi olan 16.03.2017’den itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının talepte bulunabilmesi için, talep konusu işçinin sigortalının çalışanı olması ve iş kazasının meydana gelmesinde sigortalının kusurunun olması gerektiğini, ancak işçinin davacı şirketin sigortalı çalışanı olmadığını, bu nedenle davalı şirketin sadece kusur oranına tekabül eden kısmını ödemekle yükümlü olduğunu, bu meblağın da ödendiğini, poliçeye özel olarak taşeron klozunun eklenmediğini, notlar kısmında bu hususun özel olarak yazıldığını, davacının takip tutarının tamamını ödediğini, ancak sorumluluğunun %30 olduğunu, davalı şirketin de bu kusur oranı nispetinde ödeme yapmakla yükümlü olduğunu, diğer ödemelerin taşeron şirketten talep edilmesinin gerektiğini, poliçedeki işçi sayısına taşeron sayısının dahil edilmediğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Uyuşmazlık Hakem Heyetince, dava konusu iş kazasının 06.11.2008’de meydana geldiği, dayanak işveren sorumluluk poliçesinin kapsamı ve poliçenin taşeron başlıklı klozunda asıl işverenin sadece sorumluluğundan kaynaklanan tazminatların karşılanacağı, taşeronunun asıl işverene yapacağı taleplerin karşılanmayacağının belirtildiği, bu nedenle davalı şirketin davacının kusur oranı nispetindeki sorumluluk payını ödediğini belirterek davacının isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edilmiştir.
İtiraz Hakem Heyetince, davacı şirketin alt işverenle müşterek ve müteselsil sorumluluğunun bulunduğu, işveren sorumluluk poliçesinin genel şartları ve taşeron klozu çerçevesinde asıl işverene iş kazalarından dolayı rücu edilecek tazminat talepleri ile SGK’nın dışındaki tazminat taleplerinin de bu kapsama gireceği gerekçesiyle itirazın kabulüne, uyuşmazlık hakem heyeti kararının kaldırılarak 228.567,30 TL tazminatın 02.05.2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan kararın ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 11.710,07 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 26.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.