YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/5760
KARAR NO : 2021/3924
KARAR TARİHİ : 21.04.2021
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15.01.2020 tarih ve 2019/299 E. – 2020/9 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında 02.03.2006 tarihli sözleşme gereğince müvekkili dernek üyelerine Bilmed logolu Visa&Mastercard Gold Kredi Kartı verilmesi konusunda anlaşma yapıldığını, bu sözleşmeye istinaden derneğin bankaya gerekli bilgilendirmeyi yaptığını, bunun üzerine müvekkili derneğin pek çok üyesinin bankayla kredi kartı anlaşması yaparak kredi kartı kullanmaya başlandığını, ancak davalı bankanın 31.12.2013 tarihinde tek taraflı fesih protokülü gönderdiğini, sözleşmenin 6.3 maddesine göre üyeler tarafından kullanılan kredi kartlarındaki harcamaların her ay tespit edilerek bunun üzerinden % 0,4 oranında derneğe bağış adı altında ödeme yapılmasının hükme bağlandığını, ancak bankanın bu ödemeleri derneğe yapmadığını, protokol feshedilmiş olmasına rağmen üyelerin elindeki kartların iptal edilmediğini ileri sürerek, fesih tarihinden itibaren %0,4 oranında hesap edilen alacağın ve 10.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki protokolün 12. maddesine göre bir ay önceden bildirim yapılarak 26.11.2013 tarihinde feshin yapılacağının derneğe bildirildiğini ve 31.12.2013 tarihinde feshin gerçekleştirileceğinin ihtarname ile iletildiğini, protokolün 6. maddesine göre fesihten itibaren 6 ay sonrasına kadar yapılacak harcamalar üzerinden % 0,4 oranında bağış miktarı hesaplanması için yapılan harcamalarla ilgili davacıya bildirimde bulunulduğunu ve bu miktar üzerinden makbuz kesildiğinde ödeme yapılacağının bildirildiğini, ancak davacının makbuz kesip bankaya bildirmediğini, bu nedenle ödeme yapılmadığını ve manevi tazminat koşullarının da oluşmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, toplanan deliller, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; taraflar arasında düzenlenen protokolün 12. maddesi ile feshin şartlarının belirlendiği ve davalı tarafından yapılan feshin protokol şartlarına uygun olarak yapıldığı, yine taraflar arasında düzenlenen protokolde davalı bankanın dernek kredi kartları ile bir ay içinde yapılan her alışverişin % 0,4 oranındaki tutarı derneğe bağış olarak vermeyi kabul ve taahhüt ettiği ve herhangi bir fesih halinde protokol hükümlerinin fesih öncesi işlemler için fesih tarihinden itibaren 6 ay süreyle hüküm ifade edeceğinin düzenlendiği, bu durumun bankanın kabulünde olduğu ve fesih ihtarnamesinde ciro tutarları belirtilerek bağış makbuzunun gönderilmesi halinde ödemenin yapılacağının bildirildiği, taraflar arasındaki asıl uyuşmazlığın davacı dernek tarafından dernek logolu kartlar davalı banka tarafından iptal edilmediği ve kullanıldığı müddetçe sözleşmeye göre alacak haklarının doğduğunun iddia edildiği, ancak davacı derneğin dava dışı kredi kartı sahipleri ile davalı banka arasında imzalanmış olan bankacılık hizmetleri sözleşmelerinin tarafı olmadığı, zaten taraf olmasının da mümkün olmadığı, kartlarının mülkiyetinin davalı bankaya ait olduğu, bankanın kredi kartı sahiplerinin borçlarını düzenli ödemeleri, bankacılık hizmetleri sözleşmesi ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanunu’nun ilgili maddesi gereği asgari ödeme tutarının son ödeme tarihinde ödenmesi ve Karşılıklar Kararnamesi gereği gecikmeye girmiş herhangi bir borç olmadığı taktirde kredi kartlarını tek taraflı iptal etme hak ve yetkisine sahip olmadığı, davalı bankanın kredi kartı sahibi dernek üyelerinin ekstrelerinde kartın yenilenme döneminde dernek logolu kart gönderimi yapmayacaklarını, aynı özellik ve limitte banka kredi kartı göndereceklerini, istedikleri taktirde kartı kullanıma kapatabileceklerini bildirdiği, bu itibarla davacı derneğin fesih tarihinden itibaren 6 ayı aşan alacak taleplerinin yerinde olmadığı, 31.12.2013 fesih tarihinden sonraki 6 ay için hak ettiği alacağın 11.872,75 TL olduğu, davalı bankanın davadan önce temerrüde düşürülmediği sabit olmakla alacağa dava tarihinden itibaren yasal faiz işlenmesinin uygun olduğu, ayrıca manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile bilirkişi raporu ile tespit edilen maddi tazminat tutarı olan 11.872,75-TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı bankadan alınarak davacı tarafa ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ve şartları oluşmamakla manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 437,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 21.04.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.