YARGITAY KARARI
DAİRE : 14. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/834
KARAR NO : 2012/1769
KARAR TARİHİ : 13.02.2012
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi
Davacı tarafından, davalı aleyhine 14.04.2011 gününde verilen dilekçe ile geçit hakkı tesisi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 14.10.2011 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
K A R A R
Dava, Türk Medeni Kanununun 747.maddesine dayalı geçit irtifakı kurulması istemiyle açılmıştır.
Davalı Hazine, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece dava kabul edilmiş, 805 sayılı parsel lehine … adına kayıtlı 814 sayılı parsel üzerinden bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen yerden geçit tesis edilmiştir.
Hükmü, davalı Hazine vekili temyiz etmiştir.Üzerinden geçit hakkı kurulan 814 sayılı parsele ait tapu kayıt örneğinden, 3000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın “Çalılık” niteliğiyle … adına kayıtlı olduğu görülmektedir. 6831 sayılı Orman Kanununun 1.maddesi uyarınca, orman sayılmayan sazlık, funda veya makilerle örtülü orman ve toprak muhafaza karakteri taşımayan yerler; devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerdir. Fundalık kamuya ait yer olup geçit hakkı kurulamaz. Dolayısıyla, bu nitelikteki bir yer, kişinin özgülenmesine tahsis edilemez. Kısaca mutlak geçit ihtiyacı içinde olan davacı parselinin geçit ihtiyacı başka alternatifler üzerinden karşılanmalıdır.
Mahkemece; davacı ve komşu taşınmazlar ile çevre yolların hepsini gösterir denetime elverişli pafta örneği celp edilmeli, yukarıda açıklanan nedenlerle, diğer geçit alternatifleri incelenmeli, gerekirse başka parseller üzerinden de alternatifler araştırılmalı, geçit oluşturulurken üzerinden geçit irtifakı kurulacak parsellere ait tapu kayıtlarından parsel malikleri tespit edilmeli, davada yer almayan bu parsel malikleri hakkında da dava açılıp birleştirilerek davada yer almaları sağlanmak üzere davacıya imkan verilmelidir.
Mahkemece değinilen yönün gözardı edilmesi suretiyle istemin yazılı olduğu şekilde hüküm altına alınması doğru olmadığından karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 13.02.2012 gününde oybirliği ile karar verildi.