Yargıtay Kararı 11. Ceza Dairesi 2019/202 E. 2021/5450 K. 17.06.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/202
KARAR NO : 2021/5450
KARAR TARİHİ : 17.06.2021

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, Görevi kötüye kullanma, 1163 sayılı Kanun’a muhalefet
HÜKÜM : Mahkumiyet, Beraat

Sanık … hakkında 1163 sayılı Kanun’a muhalefet suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik herhangi bir temyiz talebi bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
I- Maliye Hazinesi vekilinin temyiz talebinin incelenmesinde:
Sanıklara yüklenen görevi kötüye kullanma ve kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçlarından doğrudan zarar görmeyen Maliye Hazinesinin kamu davasına katılma ve hükmü temyiz etme hakkının bulunmadığı anlaşıldığından, adı geçen kurum adına vekilinin temyiz talebinin, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 317. maddesi uyarınca REDDİNE,
II- Sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik sanık müdafinin temyiz talebinin incelenmesinde:
5237 sayılı TCK’nin 53. maddesinin uygulanmasında, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Yargılamanın hukuka uygun olarak yapıldığı, iddia ve savunmada ileri sürülen hususların gerekçeli kararda gösterilip tartışılarak değerlendirildiği, fiilin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, suç vasfının doğru biçimde belirlendiği, cezanın kanuni takdir sınırlarında uygulandığı, incelenen dosyaya göre kurulan hükümde bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmış, sanık müdafinin temyiz nedenleri yerinde görülmediğinden hükmün ONANMASINA,
III- Sanık … hakkında kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği, görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından, sanıklar … ve … hakkında görevi kötüye kullanma ve 1163 sayılı Kanun’a aykırılık suçlarından, sanık … hakkında 1163 sayılı Kanun’a aykırılık suçundan, sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik sanıklar …, … ve … müdafii ve sanıklar … ve …’ın temyiz taleplerinin incelenmesinde:
Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;
1- Sanık …’ın kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği suçundan mahkûm olduğu cezanın 3 yılın altında bulunması nedeniyle erteleme kapsamında bulunduğu gözetilmeden, suç tarihinde 65 yaşından büyük olan ve ertelemeye engel sabıkası bulunmayan sanık hakkında ceza süresi göz önüne alınarak TCK’nin 51. maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,
2- Yargıtay Ceza Genel Kurulu ile Dairemizin yerleşmiş kararlarında açıklandığı üzere, yasa metninin tekrarı gerekçe olmadığı gibi yasalarda yer alan hükümler uygulanırken çelişkiye düşülmemesi ve gösterilen gerekçelerin dosya kapsamı ile uyumlu olması gerekir. Suç tarihi itibarıyla engel sabıkları bulunmayan, “yargılama sürecinde davranışları” lehlerine takdiri indirim nedeni kabul edilen, dosyaya yansıyan olumsuz kişilikleri bulunmayan sanıklar …, … ve … hakkında “1163 sayılı Kanun’a muhalefet” ve “görevi kötüye kullanma”, sanık … hakkında “1163 sayılı Kanun’a muhalefet” ve sanık … hakkında “görevi kötüye kullanma” suçlarına ilişkin kurulan hükümlerde, “sanıkların gözlenen kişiliklerine göre yeniden suç işlemeyecekleri hususunda mahkememizde olumlu kanaat oluşmadığından” şeklindeki, çelişkili ve yetersiz gerekçe ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,
3- Kabule göre de;
a) Sanıklar …, …, … ve …’a yüklenen 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun Ek 2/2. maddesi ile yaptırıma bağlanan 8/2. maddesinde düzenlenen suçun, hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 12. maddesi ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 75. maddesi uyarınca ön ödeme kapsamına alınması karşısında, sanıklara ön ödeme önerisinde bulunulmasından sonra hukuki durumlarının değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
b) 5237 sayılı TCK’nin 53. maddesine ilişkin uygulamanın Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile birlikte yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar …, … ve … müdafii ve sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 17.06.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.