YARGITAY KARARI
DAİRE : 11. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2013/754
KARAR NO : 2013/17680
KARAR TARİHİ : 07.10.2013
MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 48. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2012 tarih ve 2011/336-2012/233 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında sayaç endekslerinin okunmasına ilişkin hizmet sözleşmesi yapıldığını, müvekkilinin yüklenici olarak davalının elektronik ortamda gönderdiği abonelere ilişkin kayıtları bu abone kodlarına bağlı olarak elektronik ortamdaki enteksörlere yüklediğini ve davalıya durumu bildirdiğini ancak buna rağmen 7009-7011 nolu kodlara ilişkin hizmet bedellerinin ödenmediğini ileri sürerek 11.800 TL’nin avans faizi ile birlikte davalı şirketten tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, talebini yargılama sırasında ıslah etmiştir.
Davalı vekili, yapılan ihbarların tutanağa bağlanma koşulunun gerçekleşmesi halinde davacıya ödeme yapılabildiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacının, davalı ile arasında akdedilen sözleşme ve sözleşmenin eki şartname hükümleri uyarınca kaçak elektrik ihbarına ilişkin edimini sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirdiği ancak davalının makul sürede bunların doğruluğunu inceleyip kaçak tutanağı tanzim etmediği, davacının tutanağa bağlamama savunmasına karşın bu hususun davacının kusurundan doğduğunu da ileri sürmediği, davacının ise edimlerini sözleşmeye uygun olarak idare GPRS bilgisayarına ve bilgi işlem merkezine aktardığı ve kaçak tutanağına ve tahakkuka dönüştürülmesi için gerekli bilgiyi davalı idareye ulaştırdığı, diğer edimlerini de ifa ettiği, bu nedenle de alacağının doğduğu gerekçesiyle 11.800 TL’nin 25/07/2011 tarihinden 193.260,47 TL’nin ıslah tarihi olan 24/09/2012 tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı ile yapılan hizmet sözleşmesi uyarınca ödenmesi gereken ücretlerin bir kısmının ödenmediğini, ödenmeyen bu ücretlerin sözleşme kapsamında kod numarası verilen 7009 (Abone tahliye), 7011 (Sayacı okuyup Bedaş’a geliniz) ve 7012 (Mesken boş) nolu kodlara ait olduğunu iddia etmiş, davalı vekili bu kodlara ilişkin ödeme yapmak için gerekli olan tahakkuk şartlarının gerçekleşmeyeceğini savunmuş, 17/09/2012 tarihli bilirkişi raporunda da, davalı tarafından 7009, 7011 ve 7012 kodlu endeks okumaları için ödeme yapılması gerektiği kanaati bildirilmiş, mahkemece de dosya safahatı özetlendikten sonra davacının, kaçak elektrik ihbarına ilişkin edimini sözleşme ve eklerine uygun olarak yerine getirdiği, ancak davalının makul sürede bunların doğruluğunu inceleyip kaçak tutanağı tanzim etmediği, davacının tutanağa bağlamama savunmasına karşın bu hususun davacının kusurundan doğduğunu da ileri sürmediği, davacının ise edimlerini sözleşmeye uygun olarak idare GPRS bilgisayarına ve bilgi işlem merkezine aktardığı ve kaçak tutanağına ve tahakkuka dönüştürülmesi için gerekli bilgiyi davalı idareye ulaştırdığı, diğer edimlerini de ifa ettiği, bu nedenle de alacağının doğduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Oysa, yukarıda safahatı açıklandığı üzere iş bu davanın konusu, mahkemenin gerekçesinde tartıştığı gibi kaçak elektrik ihbarına yönelik olmayıp, sözleşmede ve dava dilekçesinde belirlenen kodlara yönelik alacak istemine ilişkindir. Bu itibarla, mahkemece, davacının talebi, davalının savunması ve 17/09/2012 tarihli bilirkişi raporu yanlış algılanarak dosya ile ilgisi bulunmayan bir gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
2- Bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 07/10/2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.