YARGITAY KARARI
DAİRE : 13. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2012/21048
KARAR NO : 2012/24774
KARAR TARİHİ : 05.11.2012
…. vekili avukat … ile ….vekili avukat … aralarındaki dava hakkında … 2. Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 22.11.2011 tarih ve 463-551 sayılı hükmün Dairenin 5.7.2012 tarih ve 1409-17423 sayılı ilamıyla onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı avukatınca kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla dosya incelendi, gereği konuşuldu.
KARAR
Davacı, davalının yapı sahibi olarak yer aldığı inşaata ilişkin olarak düzenlenen yapı denetim hizmet sözleşmesine göre denetim hizmeti verdiklerini, bu hizmet bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bu bedelin tahsili için davalı hakkında icra takibi yaptıklarını, davalının icra takibine vaki itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek; itirazın iptali ile icra inkar tazminatının davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davanın reddini dilemiştir.
Mahkemece, 24.727 TL asıl alacak üzerinden itirazın iptaline ve bu miktarın % 40 oranında icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm, davalı tarafından temyiz edilmiş, mahkeme ilamı Dairemizin 05.07.2012 gün, 2012/1409 Esas, 2012/17423 karar sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmiş davalı bu kez karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair karar düzeltme itirazlarının reddi gerekir.
2-İ.İ.K.nun 67/2 maddesi uyarınca icra inkâr tazminatına hükmedilmesi için borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının dava ederek haklı çıkması zorunludur. Borçlunun kötü niyetle itiraz etmiş olması yasal koşul değildir. İcra inkâr tazminatı işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Bunlardan ayrı alacağın likit ve belli olması gerekir. Yani alacağın yargılamayı gerektirmemesi gerekir.
Somut olaya ilişkin olarak; davacı şirketin vermiş olduğu hizmet bedelinin tahsiline ilişkin başlatılan takibe yapılan itirazın iptali davasında alacağın varlığı yargılamayı gerektirir nitelikte olduğuna göre likit ve muayyen değildir. Bu nedenle icra inkar tazminatına hükmedilmesi için gerekli yasal şartlar mevcut olmadığı halde, mahkemece yazılı şekilde icra inkar tazminatına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Bu hususun daha önce yapılan temyiz incelemesinde zuhulen gözden kaçırılmış olduğu anlaşıldığından HUMK 440. maddesi uyarınca davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile mahkeme kararının bu yönden bozulmasına karar verilmiştir.
Ne var ki bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden kararın düzeltilerek onanması HUMK’nun 438/7. maddesi gereğidir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının sair karar düzeltme taleplerinin reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalının karar düzeltme talebinin kabulü ile Yerel mahkeme kararının hüküm başlıklı bölümün 2. nolu bendinin hükümden çıkarılmasına kararın düzeltilmiş bu şekliyle ONANMASINA, peşin alınan 43.90 TL temyiz harcının istek halinde iadesine, 5.11.2012 gününde oybirliğiyle karar verildi.